14 Ekim 2017 Cumartesi

Dolgun Saçlara Sahip Olmanın İpuçları


Saçlarınızın doğal ve sağlıklı görünmesi için size bir yazı hazırladık yazımızda  öncelikle saç kesiminden ve saç kesim şekillerinden bahsedeceğiz. Daha sonra saçlarınıza hacim kazandırmak için neler yapabileceğinizden ve saçlara hacim kazandıran saç bakım ürünlerinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz.





Saç Kesimi 




Saçlarınızı saç kesim modelleri, ile oldukça çekici yapabilirsiniz fakat öncelikle saçlarınızı sağlıklı ve iyi olması gerekmektedir. Saç kesimi  iyi ve sağlıklı saçlarda çok daha rahat yapılmaktadır. Sağlıklı saçlar ile çok olan iyi saçlara sahip olabilirsiniz ve bir santimetre kare’de birçok saç teliniz olabilir. Ayrıca çapı küçük olan ve hatta sayısı da az olan iyi ve ince saçlarınız olabilir. Yaş, diyet, stres, ilaç tedavileri ve diğer etkenler iyi fakat çok saçı inceltebilir ve seyreltebilirler. Saçın   hem iyi hem de seyrek olması sizin hangi seçimi tercih etmeniz gerektiğini belirler. Genel kural olarak, saç kısa ise ve tek boyda ise, daha dolgun gözükür. Aşağıda belirli saç kesim şekilleri mevcuttur.

Saç Kesim Şekilleri 


Küt kesim: Binlerce değişik şekli vardır. Küt kesim daha çok kulağın bitti yerden saçların kesilmesidir. Saçları daha hacimli gösterir. 

Kat kat kesim:  Genellikle saç uçları aynı uzunlukta değildir. Omuz hizasında kesildiğinde iyi, seyrek saçlara hem tarz hem güzel bir sekil kazandırır ve bakımı kolaydır.

Düz kesim: Daha çok ince yüzlü kadınlar tarafından tercih edilir ve saç aynı uzunlukta kesilir. Uzun saçlı kadınların tercihidir. 

Kırık kesim: Herhangi kısa bir kesim olabilir.  Daha çok gençler tercih eder ve hoş bir görüntü sunar. Eğer 45 yaş üzerindeyseniz, çene ve gerdan profilinizde neler değiştirdiğine inanamayacaksınız. Ayrıca kısa ve kırık kesimler dikkati gözlerinizde toplar.

Orta boy kesim: Saçlarınız omuzlarınız hizasında hatta daha uzun olduğunda çok hoş bir şekil alır. Omuzlarınız üzerinde gezinirken, içindeki hafif katlarla hoş bir hacim kazandırır.



  • Saçlarınız omuz hizasında veya daha uzunsa, dilerseniz, özenle kesilmiş katlar saçlarınıza dolgunluk ve boyut kazandırır.  Diğer yandan daha çok kat olmasını isterseniz daha düzensiz bir şekil alabilmektedir. 
  • Saçınızın şekli başınızın boyutlarıyla uyumlu olsun. Kulak arkanıza ulaşabilen kesimleri tercih edin. Bu saçınızı doğal olarak daha çok gösterir.
  • Saçların daha uzun görünmesi için katlı kesimler yapılmalıdır. İyi saçlarda kısa kesim, biçim kaybetmeye başladığında kötü görünür.

Saç kesiminde kaçınılması gereken şeylerde vardır. Bunlar; 

  • Hafif ve kaliteli jöleleri tercih edin, ağır jöleler saçınızı sönük gösterir.Hatta gerekirse jöle ve saç spreylerden uzak durun. Daha sağlıklı saç parlatan yöntemler vardır. 
  • Saçınızın  silikon içeren spreylerden kesinlikle kaçının. 

13 Ekim 2017 Cuma

Hamilelikte Demir Eksikliği - Kansızlık


Gebelik döneminde vücutta bir çok değişim meydana gelmektedir. Bu değişimlerden bir tanesi de demir eksikliği olabilmektedir. Bundan kaynaklı yazımızda sizlere gebelik ve demir eksikliği hakkında bilgilere vereceğiz. Ayrıca demir eksikliğinin  etkilerinden de bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Gebelik ve Demir Eksikliği 


Büyük ölçüde demir eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan kansızlık yani anemi durumu, gebelik döneminde sık karşılaşılan problemler arasındadır. Sersemlik, baş dönmesi ve güçsüzlük şeklinde kendisini gösterir. Tedavi  edilmediği takdirde erken doğuma bile sebep olabilir.



Demir eksikliği 3 şekilde görülür.

  • Demir depolarının boşalması.
  • Erken fonksiyonel demir eksikliği: Fonksiyonel demir azalmış ve kırmızı kan hücrelerinin yapımı azalmıştır. Fakat anemi rahatsızlığı baş göstermez. 
  • Demir eksikliği anemisi: Kan hücrelerinin üretimi için vücutta yeterli demir yoktur.  Kırmızı küreler olması gerekenden daha küçüktür ve hemoglobin içerikleri azalmıştır. Anemi olan kişilerde; bağlı halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma, çarpıntı, yaraların zor iyileşmesi dudak kenarlarında yaralar, yutma güçlüğü, soğuk intoleransı gibi durumlar baş göstermektedir. 

Kaş Kaldırma


Kaş kaldırma başlığı altında hazırladığımız yazımızın içeriğinde kaş şekillendirmeden, kaş kaldırma ameliyatlarından ve kaş kaldırmak için botoks uygulamasından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 


Kaş Kaldırma Nasıl Yapılır ? 


İnsan yüzünde bir şeyin ideal  halini merak ediyorsanız modayı yakında takip eden ünlülerin yüzlerine bakmak gerekmektedir. Süper modellerin kaşlarına bir bakın. Çok büyük bir çoğunluğunun sanılanın aksine kalkık değil dümdüz olduğunu göreceksiniz. Ortası kalkık, hilal şeklinde kaşlar görmek istiyorsanız 1950' lere dönmeniz gerekmektedir. Fakat kadınlar kaşlarını her zaman şekillendirmişlerdir. Bundan kaynaklı kadınların kaş şekillendirme yöntemlerini size aşağıda aktaracağız. 



Yaz Makyajı


Kadınların hem yazları hem kışları vazgeçmediği şey makyaj yapmaktır. Kış aylarında makyaj yapmak biraz daha kolayken yaz aylarında makyaj yapmak sıkıntılı bir sürece neden olmaktadır. Bundan kaynaklı sizlere yaz makyajınızı  nasıl yapacağınızı anlatacağız. İyi okumalar dileriz. 

Yaz Makyajı 




Yaz mevsimlerin en sıcağı olmakla beraber en verimli zamanlardırda.  Güneş ve açık gökyüzü. Katmer katmer güller. Gün ışığı içmiş şeftaliler, erikler, kayısılar, dutlar her yerden hayat ve tazelik akmaktadır. Bu cıvıl cıvıl aylarda sizlerinde cıvıl cıvıl olması için kendine bakması ve makyajınızı  güzel bir şekilde yapmanız gerekir. Sizlere yazın sıcaklarında terlerken ve güneş altında fazlasıyla dururken nasıl makyaj yapacağınızı anlatacağız. 

Çayla gelen güzellik


Ülke insanımızın çaya düşkünlüğü bilinmektedir. Bundan kaynaklı bizde konuyu biraz genişleterek bitki çaylarının faydalarından, çayların nasıl tüketileceğinden ve nasıl hazırlanması gerektiğinden bahsedeceğiz. Ayrıca adaçayı , ıhlamur, kuşburnu, ısırgan otu, melisa ve papatya gibi çaylardan da bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 


Çayların Yararları 


Çayların cilde , sindirime, bağışıklığa ve bir çok soruna karşı iyi gelmektedir. ama güzellikle ilgili bir konu ele alacağımız için biz size çayların cilde faydalarından bahsedeceğiz. Cilt ile ilgili sorunlarda önemli tedavi yollarının başında kanı temizleyen çayların kullanımı geliyor. Civan perçemi, portakal ve limon kabuğuyla çayırkarabaş otu çayı genellikle kanı arındırıcı özelliklere sahip. Şehtare ve altın otlarından yapılan çaylar ise sadece kanı temizlemekle kalmıyor, aynı zamanda karaciğeri de dinlendiriyor. Aynı amaçla ardıç meyvesi, adaçayı, ebegümeci ve karahindiba çayları da tüketilebiliyor. Cildiniz mat görünüyorsa;  anason, rezene ve lavanta karışımı çayların tüketilmesi oldukça uygundur. Bu karışım aynı zamanda sakinleştirici ve mide problemlerini yatıştırıcı etkilere sahip. Cildin soluk olmasının nedeni yorgunluk veya dolaşım bozukluğuysa papatya ve biberiye çayları da tercih edilebiliyor. Dikkat edilmesi gereken nokta, çaylar tüketilirken kişinin metabolizmasını tanıması yani bilinçli olmasıdır. Örneğin, kuşburnunda yüksek miktarda potasyum vardır; dolayısıyla potasyum dengelerini bozabileceğinden böbrek hastalarının bu çayı içmemeleri gerekir. Aynı şekilde, kolitten yakınanların aşırı gaz oluşumuna neden olan sinameki ve funda yaprağını tüketmemelerinde fayda vardır. Şifalı bitkilerle ilgili bu tür olumsuzluklar çok ciddi sonuçlar doğurmasa da, doğru çayların tüketiminin oldukça önemi vardır. 

Her Zaman Şık Görünmek


Şık görünmek hem kadınlar hem erkekler tarafından istenilen bir şeydir. Bundan kaynaklı bizde yazımızda şık görünmenin yollarından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Şık Görünme 


Her daim şık olmayı kim istemez. Bazen şık olmak abartılmakta ve çok zahmetli bir olarak düşünülmektedir. Halbuki çok basit adımlar ve bakımlar ile şık olabilirsiniz.  Çok küçük detaylara dikkat ederek siz de her daim şık olabilirsiniz.Modacılar her yıl favori olan kıyafetleri, ayakkabıları ve aksesuarları belirlese de şu gerçeği unutmamalısınız; her kadın kendisinin modacısıdır. Ancak kendi tarzınızı yaratırken de modanın  kurallarını da kale alabilirsiniz. 


12 Ekim 2017 Perşembe

Hangi Yüze Hangi Saç Modeli Yapmalı?


Kadınların estetik durumlarını yansıtan en önemli göstergelerinden bir tanesi de saçlarıdır. Saçlarınıza yüzünüze uygun modeller yapmanız sizi daha çekici kılacaktır. Bundan kaynaklı bu yazımızda yüz durumuna göre saç modellerinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Saç Modellerinin Yüze Uygunluğu 



Saç modellerinin yüze uygun yapılması için  önce yüz şekillerini bilmeliyiz. Yedi çeşit yüz şekli vardır.  Ve her yüze uygun saç modeli ayrı ayrıdır. Saç modellerindeki bu genelleme her zaman tutmayabilir. 

Bundan kaynaklı kadınların saç modeli belirlerken kuaförüne de danışmaları gerekmektedir. Sizlere aşağıda genel hatlarıyla saç modellerinin hangi yüze uygun olduğunu aktaracağız. Diğer yandan her zaman tercih size aittir. 


KOAH Nedir? KOAH Nedenleri ve KOAH Eğitimi

 
Blog okurlarımız için bu yazımızda koah nedir, koah ve akciğer hastalığının  belirtileri nelerdir, koah tedavisi , koah hastalığının gözlemleri ve koah da hemşire ve hasta eğitimini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 



Koah Nedir


Kronik obstriktif akciğer hastalığı, eks­piryum akım hızının azalması ile karakterizedir. Kronik bronşit, amfizem, akciğer astması, bronşektaziyi içerir. Bu has­talıklar patolojik olarak farklı, ancak aynı semptomlarla meydana gelmektedirler. Bundan kaynaklı iyi bir tespit yapılması gerekmektedir. 

Koah  ve Akciğer Hastalığı Belirtileri



Kronik Bronşit :  Bronşlarda aşırı mukus salgısının sebep olduğu kronik öksürük ile karakterize klinik bir durumdur. Kronik bronşit; üç yılı aşkın bir sürede her yıl üç ay­dan daha çok süren öksürük eşliğinde balgam çıkarma olarak da bilinir. Üç şekilde meydana gelir. Basit kronik bronşit, minimum belirtiler var­dır. kronik bronşit sigara ve hava kirliliğinden kaynaklanmaktadır. Tekrarlayan ve sürekli enfeksiyonla bera­ber olan bronşit ve  hava yolu tıkanıklığı ile beraber olan kronik bronşit  vardır. 

Amfizem:  Akciğerin terminal bronşiyollerinin distalindeki hava yolları ve alveollerin gerilme ve çeper hasarının  geniş­lemesidir. Genişleme üç primer mekanizmaya bağlıdır. Artmış transpulmoner basınca,  akciğerin esnek­liğinde azalmaya, havanın girişi çıkışa oranla daha az engellendiğinde sübap mekanizmasına.

Amfizem belirtileri arasında; 

  • Dispne (efor dispnesi)
  • Öksürük
  • Ortopne pozisyonu
  • Hiperventilasyon
  • Siyanoz
  • Şişkin göğüs ile so­lunum
  • İştahsızlık
  • Sert ve ağrılı karın kasları 
  • Özellikle yatarken dolgunboyun vehleri


Amfizem genellikle kronik bronşit ile beraber görülür. Kro­nik bronşit amfizem ve hava yolları arasındaki tıkanmanın gelişmesinde etkisi olan faktörler  sigara ve hava kirliliği bulunmaktadır. 

Akciğer Astması:  Bireyin duyarlı bulunduğu bir madde ve cisme (antijene) karşı gösterdiği alerjik tepkilerden meydana gelen ak­ciğer hastalığıdır. Etiyo-patolojisinde; immun mekanizmalar rol oynar.

Akciğer astması belirtileri arasında ; 
  • Zaman zaman tekrarla­yan bronşlarda, bronşiollerde spazm, öksürük,
  • Bronş müküs salgısında artma
  • Bronş mukozasında ödem
  • Bronş mukozasında öde­me bağlı olarak gelişen expiratuvar tipte birdispne
  • Hırıltılı solunum

Akciğer astması  neden olan faktörler arasında ise ; Dışsal astma  dediğimiz durumdan kaynaklanan ve  toz, ilaçlar, insektisitler, polenler, hayvan tüyü gibi organizma dışındaki maddeler neden olması ile meydana gelen atopik astma da denilen durum vardır. İçsel Astma (non atopik astma) ise bakteriler, mantarlar, virüsler, parazitler ve antijenler gibi hastalık yaratan organizmalardan meydana gelmektedir. 

Astım bronşiole krizi: İerlemiş bronşial astımda, krizin aralık­sız uzun süre devam etmesi durumudur. İki kriz arasında hasta rahattır. Krizi başlatan nedenler; Spesifik antijen ile temas, ani heyecan, stres ve aşırı fiziki aktivite vardır.  

Astım bronşiole krizi belirtileri arasında ; 
  • Göğüste sıkıntı hissi
  • Kuru öksürük
  • Ekspiratuvar dispne
  • Ağır krizde ortopne pozis­yonu
  • Whezing (ekspirasyonda) tarzında solunum
  • Inspirasyon sert ve kısa, ekspirasyon uzundur.
  • Şişkin göğüs, siyanoz vardır.

Astım bronşiole nöbe­tinden korunmak için alerjilerden kaçınmak ve yukarıda neden olan sebeplerden uzak durmak gerekmektedir. 

Bronşektazi : Orta ve küçük çap­taki bronş dallarının genişlemesine bronşektazi denir.Akciğer enfeksiyonları ve bronş tıkanması, doğumda meydana gelmesi, çocuklukta geçirilen grip, kızamık, boğmaca, yabancı madde aspi-rasyonu hastalığın nedenleri arasındadır. 

Mide Yıkanması


Bir çok etkenden kaynaklanan mide yıkama durumunun daha detaylı anlaşılması için mide yıkamanın nedenlerinden ve mide yıkamasının nasıl yapıldığından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Mide Yıkama Nedenleri 




Mide yıkanmasının yapılması için bazı nedenlerin olması gerekmektedir. Sağlıklı kişilere mide yıkaması yapılmaz. Aşağıda mide yıkanmasının nedenleri yer almaktadır. Bunlar; 

  • Zehirlenmelerde özellikle gıda zehirlenmelerinde mide yıkanmaktadır. 
  • Müzmin mide iltihabından mide tedavi amaçlı yıkanmaktadır. 
  • Midede bulunan katı, sı­vı ve gaz halindeki maddelerin mideden çok zor ve geç boşalması veya midede kokuşmanın meydana gel­mesi mideyi mekanik olarak genişletir. Bu gibi durumlarda ve midede asit birikmesinden kaynaklı durumlarda mide yıkanmaktadır. 
  • Ameliyatlar’dan bir gün sonra, mi­de muhteviyatı boşalmamışsa bir sonda ile mideyi boşaltıp yıkamak lazımdır.
  • Devamlı  kusma ve mide bulantısı durumlarında mide yıkanmaktadır. 

Menenjit Nedir?


Menenjit rahatsızlığı hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere menenjit belirtilerinden, menenjit tanısından , menenjit tedavisinden ve menejitten korunma yollarından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Menenjit Nedir





Beyin zarlarının bir enflamasyonu olan menenjit hastalığı bakteriyel, viral veya fungal olabilir. Streptokok pnömoni, Neisseria menenjiti, hemofılus influenza, B grubu streptokoklar ve listeria monositojenler yaygın bakteriyal ajanlardır. Akut bakteriyel menenjit ölümcül bir durumdur ve heme müdahale edilmelidir. Mortalite yaklaşık % 10-30 dur. Menenjitin gö­rülme sıklığı etkene ve mevsimlere göre değişir. Hemofılus influen­za menenjiti 3 ay-3 yaş arası çocuklarda, sonbahar ve kış ayların­da, menengokok ve pnömokok menenjiti ise 3 aydan sonra haya­tın ilk yılında kış sonuna doğru, ilkbaharın ilk aylarında sık görü­lür. Akut bakteriyel menenjitlerin büyük çoğunluğu 5 yaşın altın­daki çocuklarda görülmektedir. Viral menenjitler yenidoğan dönemi dahil tüm yaş gruplarında görülebilir. Tüberküloz menenjit ise, sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda, BCG’siz çocuklarda ve genç erişkinlerde, her mevsimde sık görülebilir. Bakteriyal menenjitte ku­luçka dönemi 1-4 gün arasında değişirken, viral menenjitlerde vi­rüsün cinsi ile ilgili olarak değişir. Tüberküloz menenjit ise primer tüberküloz enfeksiyonundan 4-6 ay sonra ortaya çıkar. Akut bak­teriyal menenjitte, damlacık yoluyla veya solunum yoluyla bulaş­ma olur ve beyin zarlarına kan yolu ile taşınarak hastalık ortaya çı­kar. Viral menenjitte etken genellikle solunum yolu ile bulaşır. Tüberküloz menenjitinde etken tüberkülozda olduğu gibi solunum ve sindirim yoluyla bir organa yerleşir ve komplikasyon olarak tüber­küloz menenjite sebep olur.

Bel Fıtığı


Birçok kişinin yaşadığı bir rahatsızlık olan bel fıtığı hakkında hazırladığımız yazımızda bel fıtığının nasıl oluştuğundan, bel fıtığı belirtilerinden, bel fıtğının ters tarafta olmasından ve  bel fıtığının kimlerde görüleceğinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Bel Fıtığı 


Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar yer alır. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasında görev yapmaktadır. Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında da anulus fıbrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka mevcuttur. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşması ile fıtıklaşma durumu meydana gelir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder. Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya sebep olurlar.

Baş Ağrısının Nedeni Çene Eklemi Rahatsızlığı


Çene eklemi rahatsızlığı hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere çene eklemi rahatsızlığının belirtilerinden, teşhisinden ve tedavisinden bahsedeceğiz. Sağlık konularında en yararlı bilgileri doktorunuzdan almanız gerektiğini unutmayarak iyi okumalar dileriz. 


Çene Eklemi Rahatsızlığı 


Uzmanlar çene eklemi rahatsızlığı çeken birçok kişinin, hangi doktora başvuracağını bilmediğini, bu rahatsızlık için KBB uzmanları, çene cerrahları hatta nöroloji uzmanlarının kapısını çalan hastalar olduğunu belirtmektedirler. Uzmanlar, çene eklemi rahatsızlığının semptomları, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırma adına açıklamalar yapmaktadırlar.  Çene ekleminde senelerce ağrı, ses, tıkırtı ve sabah baş ağrısı çeken pek çok kişin aslında eklem uzmanı diş hekimlerine  görünmelidirler. Eğer çene kemiğinde bir ağrı varsa - ki genelde bu durum orta yaşlarda görünmektedir- diş hekimine başvurmalı ve tedavi olmalısınız. Peki çene kemiğindeki rahatsızlıkların belirtileri nelerdir? Nasıl  anlayacağız ve doktora başvuracağız. Buyurun beraber bakalım 


Yazın Makyaj Yapmak


Yazın makyaj yapımı son derece önemlidir. Devamlı terlediğimiz ve güneşe maruz kaldığımız zamanlarda makyaj yapımının daha sağlıklı olması ve uzun süre etki sağlaması için yazın ruj kullanımından ve göz makyajından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 






Yaz Makyajı 




Yazın sıcak havalara, güneşin etkilerine ve suya dayanan bir makyaj yapımı şarttır.  Kalıcı bir makyaj istiyorsanız ilk adım doğru ürünü seçmek ve ürünleri doğru kullanmak olduğunu bilmelisiniz. Kadınlar sürekli bakımlı görünmek isterler.Ama yazın sıcak günlerinde makyaj yapmak zor olmakla birlikte marifet ister. Yazın havaların sıcak olması ve terlemenin çok olması makyaj yapımını zor bir hale getirir ve kalıcılığını azaltır. 

Biliyoruz yaz aylarında istediğiniz makyaj ürününü kullanamıyorsunuz. Bu durumlarda karamsarlığa kapılmamak gerekir. Sizlere yaz makyajı yapma yöntemlerinden bahsederek daha sağlıklı bir makyaj yapımını sağlayacağız.  Her şeyden önce sıcağa, tere ve neme dayanıklı bir makyaj için doğru ürünleri seçmeniz ve seçtiğiniz bu ürünleri kullanmayı bilmeniz gerekir. Kullandığınız nemlendirici ve kapatıcı ürünlerin formüllerinin hafif ve yağsız yapıda olmasının çok önemli olduğunu unutmayın. Ağır ve yağlı bir baz ürünü makyajın sonucunu bir kabusa dönüştürebilir.  Aşağıda size yaz makyajı hakkında ayrıntılı bilgiler verilecektir. 

Dekolte bakımı


Kadınlar için önemli konulardan bir tanesi olan dekolte bakımı hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ; dekolte bakımında dikkat edileceklerden bahsedeceğiz. Yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 

Dekolte Bakımı Nasıl Olur ? 





Zamanın etkilerinden , çevresel nedenlerden kaynaklı cildinizde bir çok hasar meydana gelmektedir. Bu hasarlar sadece göz çevresinde , kollarda ve yüzde değil boyunlarda ve dekolte çevresinde de meydana gelmektedir.  Bu nedenle dekolte bölgesi özen gösterilmeyi, korunmayı ve bakımı fazlası ile hak ediyor. Bunun için en az yüzünüz kadar, ince bir deri ile kaplı olan dekolte bölgenizi de güneşin zararlı etkilerinden korumalısınız.


Dekolte bölgenize nemlendiricilerle, kremlerle, maskelerle, peelingler ile bakım yapmalısınız. Ancak bu ürünleri seçerken dekolte bölgenizdeki  cildin yapısını tanımalı ve ürünleri ona göre kullanmalısınız. Cildinizde herhangi bir problem varsa bu problemleri çözmelisiniz. 

Lazerle Göz Tedavisi ve Ameliyatı


Lazer ile göz tedavisi hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ; lazer tedavisinin kullanımından ve lazer tedavisin yan etkilerinden de bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 






Lazerle Göz Tedavisi ve Ameliyatı



Lazer tedavileri son zamanlarda oldukça ilgi çekicidir. Lazerin adı bile tedavide kişileri kendine çekmektedir. Göz operasyonlarında kullanılan ikinci tip bir lazer de , gözde delik açan lazer, yani kesici lazerler bulunmaktadır. Bu lazerler 3 durumda kullanılmaktadır.  Birincisi, glokomda, gözün şeffaf kısmıyla, saat camı gi­bi olan kısmı ile saatin kadranı birbirine çok yakın olur­sa, orada su kalmaktadır ve bu durum sakıncalıdır. Bu durumda saat camına değil, kadra­nına delik açılmaktadır. Bu da özel bir lazerle yapılmaktadır. Bunun adı, “YAG lazer”dir. Aynı lazeri katarakt ameliyatından sonra yastık kılıfının arka tarafında, bulanıklığın nüks etmesi ile kullanılır. O da o bölgeyi delmektedir. Dolayısıyla hem delici hem kesici olarak kullanılmaktadır. Günümüzde lazer kelimesi çok sık kullanıldığı için lazer kavramı meşhur oldu. Bir özel glokom çeşi­dinde de lazer  göz suyunun yapıldığı bölgeye yönlendirilmektedir, yani göz suyunun yapılması fazla olduğu zaman bölge tahrip edilmektedir. Kısaca lazer bir çok konuda kullanılmaktadır. 

Tiroid Hastalıkları


Tiroid  hastalıkları ve bu hastalıkların kemik sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdiğimiz yazımızda ; hipertiroid ve kemik erimesinden, tiroid hormon tedavisinin kemiklere etkisinden ve tiroid bezinin çalışmasının kemiklere etkisinden bahsedeceğiz. Yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 



Tiroid Hastalıkları ve Kemik İlişkisi 





Tiroit hormonları sağlıklı bir kemik gelişimi için oldukça önemli bir hormondur. Doğuştan tiroit be­zi yetmezliği olup da tedavi edilmeyen çocuklarda boyun kısa kalması, iskelet ge­lişimi anormallikleri, kol ve bacaklarda kısalık, tiroit hormonlarının kemik gelişimi için  önemine ışık tutmaktadır.  Tiroit bezinin çalışmasındaki aksaklıklar veya aşırı çalışması da kemik sağlığını etkiler.  Tiroit yetmez­liği tedavisinde kullanılan ilaçlarında fazla alınması ,kemik sağlığını etkilemektedir. 

Astım Hastalığında Nefes Kontrolü


Astım hastalarında nefes kontrolü oldukça önemli bir konudur. Nefes almada zorlanan ve nöbetlerde nefes almada tıkanma yaşayan astım hastalarının ciğerlerini  kontrol ettirmesi  ve nefes kontrolü yapması önemlidir. 





Astım Hastalığında Nefes Kontrolü



Derin bir nefes  aldıktan sonra ciğerlerinizi  nasıl hissettiğiniz oldukça önemlidir.Bu durum nesnel bir ölçüt değildir.  Uzun süreden beri astımı­nız olsa bile, akciğerlerinizin farklı zamanlardaki işlevsel du­rumunu anlamak zordur. Bu belirsizlik sorun yaratır. Çünkü astım ataklarını önlemede akciğerlerin işlevsel durumunu tam olarak bilmek çok önemlidir. Astı krizlerinizi  tahmin edebilmeniz için sorunu alet yardımı ile belirlemeniz yeterlidir. Birçok kişi için bu alet doruk akışölçeridir.



Kir ve Kirlenme Nedir?


Kirlenme hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere kirlenmenin zaralarından ve kirlenmeden nasıl geçiriliceğinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Kir ve Kirlenme Nedir



Ter bezlerinden deri yüzeyine ter, üre ve diğer metabolizma artıkları salgılanır. Ter, boşaltım sisteminin bir parçası olmasına rağmen b u ter cilt yüzeyinde kir oluşumuna neden olur. Ayrıca havadan ve diğer çevresel etkenlerden cildimiz tozlanır ve toksinlerle dolar.  Atıklarla kaplanan deri, aynı zamanda yağ bezlerinden salgılanan yağ ile kirlenmeye devam eder. Kirlenme hergün giderek artan bir olaydır. Kirlenme oranına göre temizlenme alışkanlığı kazanılmalıdır. Kirlenme, beslenme alışkanlığı, uygun giyim, çalışma hayatı ve yaşanan ortam ile yakından ilişkilidir. Bundan kaynaklı temizlenme de kirlenmeye uygun bir şekilde devam etmelidir. 

Genital Hijyeni Korumanın 10 Kuralı


Genital hijyenin sağlanması oldukça önemli bir konudur. Aşağıda size genital hijyenin öneminden ve genital hijyeni korumada yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Genital Hijyenin Önemi 

Kadınlarda düzenli olarak gerçekleşen regl dönemleri kadınların mikrop kapması açısından oldukça tehlikeli olan bir dönemdir. Genital hijyen kuralları hakkında bilgi sahibi olmak hem genital sistem hem de idrar yolu enfeksiyonlarından korunma açısından büyük önem taşır. Kadın genital sistemi cinsel ilişkiyle içeri giren bakterilere karşı normal şartlarda savunma mekanizması oluşturmaktadır.  Bunun yanında genital organların kalın bağırsakla yakın komşulukta olması buradaki bakterilere de vajinadan direkt bir giriş kapısı oluşturur.


Genital sistemin idrar yolu ile yakın komşuluğu bölgede uretra (idrar borusu) yoluyla mesaneye direkt bir geçiş sağlar. Normal şartlarda vajinanın mükemmel savunma mekanizması ve uretradan mesaneye geçişi zorlaştıran kapak mekanizması sayesinde bakterilerin genital bölgede ve idrar yollarında enfeksiyon yapması engellenir.

Gıda Zehirlenmesi Nedir


Bazen kendini kusma ile gösteren bazen de ölüme varacak sorunlar yaratan gıda zehirlenmesi hakkında bilgi vermeye çalıştığımız bu yazımızda. Gıda zehirlenmesi belirtilerinden, nedenlerinden , korunma yollarından, tedavisinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Gıda Zehirlenmesi Nedir?



Gıda zehirlenmesi genelde hafif bir durumdur. Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi ölümcül sonuçlarda doğurabilmektedir. Kişi bakteriler veya toksinlerle kontamine olmuş yiyecek veya içecekleri tükettiğinde meydana gelir. Bazen gıda zehirlenmesine kimyasallardan gelen toksinler veya böcek ilaçları da sebep  olabilir.

Bir yiyecek veya içeceğin kontamine olduğunu söylemek zordur çünkü görüntü, koku ve tatta herhangi bir değişiklik meydana gelmemiş olabilir. Gıda zehirlenmesi  kişisel durumdan kaynaklı tek bir kişide meydana gelebilir veya gıdayı yiyen diğer insanları da tümden etkileyebilir. Gıda zehirlenmelerinin çoğu bakterilerin ürettiği toksinlerden veya bakteri miktarından kaynaklanır. Bazı bakteriler gerekli nem, beslenme, sıcaklık ve zaman koşulları oluştuğunda aşırı derecede üremektedirler. Ne kadar çok bakteri varsa, enfeksiyon ve hastalık riski de o kadar yüksektir. Enfeksiyona yol açan en yaygın bakteri türleri Kampilobakter, E. Koli ve salmonelladır.

Uçuk Nedir?


Oldukça yaygın olan ve çıktıklarında baş belası olan uçuklar hakkında sizlere bir yazı derledik. Yazımızda uçuk nedir, belirtileri nelerdir, uçuk tedavisi nasıl olur ve uçuktan nasıl korunulacağına değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 





Uçuk Nedir ve Tedavisi 


Yapılan araştırmalar, dünya nüfusunun %80'inin yaşamları boyunca en az bir defa uçuk geçirdiğini ortaya koymaktadır. Günümüzde Türkiye'de her yıl 8 milyon kişinin uçuk sebebiyle sıkıntı ve acı çektiği tahmin edilmektedir. Uçuk bilim dünyasında herpes adı ile bilinmektedir.   Herpes, genellikle deri yoluyla geçen yaşam boyu tekrar eden yaygın bir enfeksiyondur. Herpes ağız çevresinde (ağız herpesi), genital bölgede (genital herpes) ya da vücudun diğer yerlerinde  meydana gelebilmektedir.

Kişisel Hijyen Nedir


Mikroplardan arınmak ve sağlıklı kalmak adına kişisel hijyenin önemi büyüktür. Bundan kaynaklı sizlere kişisel hijyen hakkında bazı bilgiler vereceğiz. El ve tırnak temizliği, yüz ve boyun temizliği, banyo temizliğinden, ağız ve diş bakımından ve genital bölge temizliğinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 







Kişisel Hijyen Neden Önemlidir ? 



Sağlıklı yaşayabilmemizin önemli kurallarından biri  mikroplardan korunmaktır. Bunun için de önce kişisel temizliğimize dikkat gerekmektedir. Bir çok mikrop temizliğin yapılması ile vücuttan atılmaktadır.  Zira sadece el ve yüz yıkamak ya da tırnak bakımımızı yapmak gibi son derece kolay ve zaman almayan işler bile onlarca mikroptan uzak kalmamızı sağlayacaktır

El ve Tırnak Temizliği 


Ellerimiz mikropla en çok karşılaşan ve dolayısı ile bunları taşıyabilen organlarımızdır. Bu yüzdendir ki ellerimizi  temizlerken her tarafını özenle yıkamaya dikkat etmeliyiz. En az 30 saniye süreyle tırnak aralarını sabun ile iyice yıkanmasının gerektiği unutulmamalıdır. El tırnakları oval kesilmelidir. Kurulamak için kullandığımız havluların nemli olmamasına özen göstermeliyiz, eğer olanağımız varsa evde herkesin özel havlusu olmalıdır. Unutmayın tırnak mantarları çabuk yayılmaktadır ve el hijyeni mantarı engellemede en birincil yoldur. 

Yüz ve Boyun Temizliği 


Bol sabunlu su ile yıkanmalı, sonrasında iyi durulanmalıdır.Eğer ciltte kuruma varsa bu bölgelere nemlendirici sürülebilir. 

11 Ekim 2017 Çarşamba

Sargı Bezi Nedir ve Sargı Çeşitleri


Sargılar ve sargı bezleri hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere sargı bezi çeşitlerinden bahsedeceğiz. Sargı bezleri yaralanmalarınızda oldukça işe yaramaktadır. Bundan kaynaklı yazımızın size yararlı olmasını umuyoruz. İyi okumalar. 


Sargı Bezi  



Pansumanları yerinde tutmak, organları uygun bir şekilde sarmak, tespit etmek, gerektiğinde o bölge üzerinde basınç uygulamak, vücudun o kısmının hareketini azaltmak ya da bütünüyle engellemek amacı ile yapılan sarma işlemlerinde sağlıklı bir sarım işlemi için üretilen bezlerdir. Sargı bezleri genelde  vücudun bir kısmının kan akımını azaltmak amacı ile kullanılan malzemeye denilir. Bu amaçlarla yapılan işleme de sargılama denir.

Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?


Meme kanseri hakkında hazırladığımız yazımızda meme kanseri tedavisinde en sağlıklı bilginin doktorlardan alınması gerektiğini unutmayınız. Sizlere meme ameliyatlarından , kemoterapiden, hormon tedavisinden, ışın tedavisinden, meme kanseri tedavisini kim yapar ve meme protezlerinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?




Meme kanseri kadınların en büyük kabusudur. Fakat son zamanlarda yaşanan gelişmeler meme kanseri konusunda umut yaratmaktadır.  Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar, önemli ölçüde, hastalığın saptandığı safhaya göre değişir. Hastalık ne kadar erken safhada saptanırsa tedavi olanağı ve seçeneği o kadar fazla olmaktadır.

Meme kanseri tedavisi, günümüzde, uzmanlardan oluşan ekiplerce yapılmaktadır. Böyle bir ekip içinde cerrah, onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog, psikolog, plastik cerrah, fizyoterapist gibi, tıbbın değişik dallarından bir araya gelmiş ve özellikle çalışma alanları meme kanseri üzerinde uzmanlaşmış ekipler bulunmaktadır. 

Reflü Nedir?


Blog okurlarımız için bu yazımızda reflü nedir? reflü belirtileri , reflü tanısı ve tedavisi , bebeklerde reflü ve beslenme hakkında bilgiler içeren bir yazı derledik. İyi okumalar dileriz. 





Reflü Nedir? 


Reflü mide içeriğinin aniden kısa bir süre için yemek borusuna doğru hareketidir. Yenidoğan bebeklerde çok sık olan bu durum “taşma kusması” olarak adlandırılır. Reflünün genelde bebeklik döneminde normal kabul edilmektedir. Fiziki gelişim ile beraber reflü sorunu da son bulur. 

Stresle Mücadele Etme Yöntemleri


Stres neredeyse herkesin yaşamının bir parçası ama herkes bu durumu yaşıyor diye normal bir şey olarak kabul etmemek ve stresle mücadele etmeyi öğrenmek gerekmektedir. Stresten korunmak için hazırladığımız önerilerin umarım faydasını görürsünüz. İyi okumalar dileriz. 

Stres 


Aile yaşamamızdaki sıkıntılardan , iş hayatımızdaki sıkıntılara, ekonomik sorunlardan çevre sorunlarına kadar bir dizi durum bizi gün içerisinde hayli yıpratmaktadır. Bu yıpranma sonucu da stres durumları ortaya çıkmaktadır. Aslında stres bir hastalık değildir ve kontrol altında tutulduğunda yeni alternetifler yaratmak konusunda düşünmeye sevk edici, aynı zamanda hayatı daha üretken hale getirmek için motive edicidir.Fakat streslerin devamlı olması ve katlanarak artması ile ciddi sıkıntılar meydana gelebilmektedir.Yoğun ve uzun süreli stres altındayken dolaşım sistemine adrenalin ve stres hormonları salgılanır, bu hormonlar kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sağlık açısından risk yaratabilecek problemlere neden olabilirler.


Ayrıca aşırı stres altındaki kişilerde yeme-içme bozuklukları, uykusuzluk, huzursuzluk, sinirlilik, iştah kaybı ya da aşırı yeme eğilimleri, sigara ve alkol bağımlılığının artması, konsantrasyon eksikliği, isteksizlik, sürekli yorgunluk, gibi iş ve sosyal yaşantımızı son derece olumsuz etkileyecek belirtiler de görülmektedir. İnsanlarda stresin yarattığı durumların değişebileceği gibi strese neden olan etkenler genelde ani değişimler olabilmektedir; boşanma, yeni iş, farklı ülkeye göç vs..Ayrıca hipertiroid, aşırı hareketsizlik ve kötü beslenme gibi unsurların da strese yol açtığı göz önünde bulundurulmalıdır

Bedensel Hastalıklar ve Panik Atak


Bedensel hastalıklar bazen psikolojik durumumuzu da etkileyebilmektedir. Hastalıklarımız bize panik atak yaşatabilmektedir. Bu yazımızda bundan kaynaklı  panik atağa neden olan hastalıklardan bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 





Bedensel Hastalıklar ve Panik Atak


Bazı bedensel sorunlar kesinlikle panik atak nöbetleriyle karıştırılabiliyor. Mesela  kalp rahatsızlıkları bunların başında geliyor. Hatta araştırmalar gösteriyor ki, bu oran yüzde 10 ile 15 arasında. Yani kalp krizi gibi so­runlar panik nöbetleri başlatabiliyor. Kalp sorunları  olan insanlar sağlıklı bireylere nazaran daha çok panik nöbet geçirmektedirler.  Bazen bu hastalıktan endişe etmek de doğrudan panik nöbeti yaşanmasına neden oluyor.Aşağıda sizlere panik atağa neden olabilecek bazı hastalıklardan bahsedeceğiz. Unutmamanız gerekir ki yazımız sadece ön bilgidir. Eğer panik ataktan veya panik atak yapmasından endişe ettiğiniz bir rahatsızlığınız varsa mutlaka doktora danışmanız gerekmektedir. 

Fobilerin Etkileri


Korku yani fobi insanlarda bazen sosyal ve kişisel yaşamı zor durumda bırakmaktadır. Bundan kaynaklı fobilerin insanlarda etkilerine, cinsel fobiye, fobik davranışa,  bağımlılık fobisine değineceğiz. İyi okumalar . 





Fobilerin İnsanda  Etkileri



Fobiler kişilerin yaşamını hem fiziki hem de zihinsel etkileyen olumsuz durumlardır. Çünkü fobiler insanların yaşamlarını sınırlamaktadır.  Bazıları gündelik yaşamın her alanını her zaman etkilerken (yalnız kalamama, ya da sosyal fobi, hastalık fobisi gibi) bazıları ise daha belirli bir alanını etkilerler (hayvan fobileri gibi). Bu sebeple sosyal fobi ve agorafobi kişinin zihinsel ve gündelik yaşa­mında diğerlerine göre daha fazla etkili olurlar. Kişi ev ve iş yaşamını bunlara göre düzenlemek zorunda kalabilir. Hedeflerini ona göre belirlemek durumunda kalabilir. Ör­neğin sosyal fobisi olan kişiler buna uyum sağlama amacı ile hedeflerini küçültebilirler. Daha iyi bir iş olanağını yitirebilirler. Tüm bu nedenlerle fobilerin in­san yaşamına olumlu bir katkısı olduğundan söz edeme­yiz. Ancak şu da bir gerçektir ki, kişi yaşam alanını da­ralttığı zaman bazı dış tehlikeleri ve riskleri de azaltmak­tadır. Çünkü sağlıklı hayat da bir ölçüde risk almaya da­yanır. Önemli olan ihtimalleri iyi analiz ederek bu riski yersiz ve ölçüsüz derecede almamaktır. Bu nedenle fobile­ri olan insanın bu konularda daha dikkatli olması kaçı nılmazdır. Zaten sırf bu nedenle birçok fobik insanın ge­nel olarak yaşamlarında fazla değişikliğe yer vermedikle­ri, bundan hoşlanmadıkları dikkati çeker.

İçecek Nedir, İçecek Çeşitleri Nelerdir?


İçecek nedir ve içecek çeşitleri hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ; çay, kahve, kakao, meyve suları ve alkollü içecekler hakkında genel bilgiler vereceğiz. İyi okumalar. 




İçecek Nedir? 




Su oranı yüksek besinler içecek olarak bilinmektedir. Ve bu içecek çeşitleri 4 ana kategoride toplanmıştır. Bunlar; 

  •  Sıcak içecekler (çay, kahve, kakao, eriyebilir kahve),
  •  Meyve suları, ayran, süt,
  •  Karbonatlı içecekler (gazozlar, kolalar),
  •  Alkollü içecekler.

İshal


İshal hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ishalin nedenlerinden ve tedavi yöntemlerinden bahsedeceğiz. Ayrıca ishal de kullanılan ilaçlardan, ishalde beslenmeden ve ishal zamanı yenilmemesi gereken yiyeceklere değinerek ishale karşı etkili bir çözüm sunacağız. İyi okumalar dileriz. 








İshal Nedenleri Ve Tedavi Yöntemleri



İshal rahatsızlığı çok  basit sebeplere bağlı olarak  yaşanırken sağlıklı bir birey doğru beslenme ve yeteri kadar su alımı ile bir kaç günde ishal sorunundan kurtulabilir.  Buna karşın hastalıklı veya kötü beslenen kişilerde ishal ciddi su kaybına yol açabilir ve tedavi olunmadığı takdirde hayati tehlike oluşturabilir.   İshalin en sıkça görülen nedeni viral enfeksiyon veya bakteriyel toksinlerdir. Kalın bağırsağın yeterince sıvı emmemesinden meydana gelir. Kalın bağırsak bir çok nedene bağlı yaşanan hastalıkların sonucunda zarar görmüş veya yangılıysa su emilmesi engellenir ve sulu dışkı meydana gelir.İshal  diğer yandan ciddi hastalıkların habercisi olabilmektedir. Bu hastalıklar ;  dizanteri, kolera, botulizm veya Crohn hastalığı gibi kronik bir duruma işaret edebilir. Apandisit hastalarında genelde ishal olmasa da apandis patlamasının sık görülen bir belirtisidir. Radyasyon hastalığının da bir sonucudur.

Gözünüzü Kaşımadan Önce Tekrar Düşünün!


Sizler için göz kaşımanın zararlı etkilerini ele alacağız. Uzmanların görüşlerinden yararlanacağımız bu yazımızda göz kaşımanın zararlı etkilerinin ne olduğundan ve gözler kaşınırken nelere dikkat edilmesi gerektiğinden de bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 


Göz Kaşımanın Zararları 


Uzmanlar göz kaşıntısı ve gözleri sürekli ovuşturmanın zararlı etkileri hakkında uyarmaktadırlar.  Gün içerisinde gözleri kaşımak pek çoğumuz için masum bir hareket olsa da, gözleri sık sık kaşımak ve ovuşturmak pek çok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Bu hareket bazen doğrudan, yani mekanik etkiyle; bazen de dolaylı olarak hastalık etmenlerinin ortama ulaşmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara sebep olabilmektedir.


Gözleri sürekli kaşımak diğer birçok faktörle birlikte; yüksek ve düzensiz astigmatizma gelişmesine, uzağı görmekte zorluğa yol açan “keratokonüs hastalığı”nın oluşmasına sebep olmaktadır.  Bu rahatsızlık genç yaşlarda başlayabilmekte ve ileri yaşlara kadar sürebilmektedir.  Bazen ileri derecede görme bozukluğuna yol açabilmekte, sonuçta bazen keratoplasti (halk arasındaki adıyla göz nakli) ameliyatı dahi gerekebilmektedir. Bu nedenle kaşıntıya neden olan, özellikle alerji gibi hastalıklar olduğunda, derhal tedavi yoluna gidilmelidir.

Göz dokularına zarar  veren göz kaşıma olayının  mekanik olarak ayrıca göz dokularında zedelenmeye yol açabilir. Kaşınma hissine yol açan şey örneğin; kirpik ya da bir yabancı cisim olduğunda bunlar göz dokularına ilave zararlar da  neden olabilmektedir. 

Göz Altı Morlukları


Hem kadınlar hem erkekler açısından sıkıntı yaratan ve daha yaşlı görünmeye neden olan göz altı morluklarının nasıl oluştuğunu ve gözaltı morluklarının nedenlerini aktaracağımız yazımızın siz değerli okuyucularımıza yararlı olmasını umuyoruz. 




Göz Altı Morlukları Nasıl Oluşur 



Göz altında devamlı olarak yani kalıcı morluklar oluşmasının başlıca sebebi bu bölgedeki ince, kılcal damarlarla ilgili sorunlardır. Ayrıca yorgunluk ve uykusuzluk, güneş ışınları, alerjiler, bazı ilaçların uzun süre kullanılması da dönemsel olarak sorunu ağırlaştıran faktörler arasında bulunmaktadır. Kronik göz altı morluklarıyla baş etmenin en iyi yolu buna özel üretilmiş kozmetik ürünlerden faydalanmak. Dönemsel sorunlardaysa, sorununun kaynağıyla savaşmak en akıllıca olanı.

Lens Kullananlara Makyaj Önerileri


Göz çevresi makyajınızı daha sağlıklı yapabilmeniz adına sizlere lens kullananlara makyaj önerileri başlığı altında bir yazı derledik. İyi okumalar dileriz. 


Lens Kullananlar için Makyaj Nasıl Yapılmalıdır? 



Lenslerinizi takarken göz farınızın partikülleri lenslere bulaşarak gözünüzü yaşartır, görüşünüz bulanır; gözlerinizin vurgulanması için kullandığınız sıvı eyeliner bulaşıp gözlerinizin kızarmış ve şiş görünmesine sebep olur. En sonunda gözlük takmak ile karşı karşıya kalmamanız için sizlere bazı önerilerde bulunmak isteriz.  Kontakt lenslerinizi sürekli veya aralıklarla da kullansanız, yazımız aklınızda kalabilecek birçok soru işaretini cevaplayacak.

Selülit ile İlgili Gerçekler


Kadınların baş belası olan selülit hakkında hazırladığımız yazımızda selülit nedir? , selülit sebepleri nelerdir? ve selülite karşı nasıl önlemler alınmalıdır sizlerle paylaşacağız. Yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 


Selülit Nedir ? 


Selülit, kadınların % 90’na göre yaşamın çirkin bir gerçeğidir: Aynı zamanda, selülit ''portakal kabuğu'' veya ''süzme peynir'' olarak da adlandırılan yağ depolarıdır.  Sıradan yağlardan daha fazla olan selülit, yağ, artık ve çıkıntı, hafifçe sallanan bir kütleyi oluşturan suyun belirgin bir bileşimidir. Ayrıca, liflerde ve derinin altında bağ dokuda tutulur. Genellikle selülit  hareket etmeyen alanlarda kalçalarda ve göbekte meydana gelir. Fakat vücudun her tarafından meydana gelebilmektedir. 

9 Ekim 2017 Pazartesi

Depresyonda İnozitol Rubidyum


Depresyonda  tedavisinde kullanılan bileşikler hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere aminoasitlerden, gama aminobitürik asitten,  5-HTP'den, S-Adenozil-Metionin (SAM)'den, İnozitol'den, Dehidroepiandrosteron (DHEA)'dan,Fosfatidilserin (FS)'den, Tetrahidrobiopteriıı (BH4)'den, Tetrahidrobiopteriıı (BH4)'dan ve Rubidyum'dan bashedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Aminoasitler



Triptofan gibi aminoasitler beyinde nörotransmitterlerin yapımında kullanılan yapı taşlarıdır. Triptofan, depresyonda üzerinde durulmakta olan bir nö-rotransmitter olan serotoninin öncül maddesidir. Fakat kendi başına kul­lanıldığında büyük bir etkisi yok gibi görünmektedir. Triptofan tedaviye di­rençli depresyon ve manik-depresif hastalığın tedavisinde bir ek olarak daha faydalı olabilir. Basitçe beyin serotonin düzeylerini geçici olarak arttırmanın uyku yapıcı bir etkisi olabilir ancak olasılıkla depresyon üzerinde çok az etkisi vardır. Bazı çalışmalar diğer çalışmalardaki başarısızlığı nedeninin triptofanın uygunsuz derecede yüksek dozlarda kul­lanılmasına bağlı olduğunu ileri sürmektedir. Triptofan sadece düşük ya da ılımlı dozlarda etkili olabilir. Ya da bu çalışmalarda triptofan diğer amino asit­lerin yüksek miktarlanyla birlikte verilmiş olabilir. Triptofan ve diğer amino asitler beyine alınmak için birbiriyle yarışırlar. Beyine aynı anda ulaştıklarında triptofan içeri giremez.

Zaten triptofan artık reçetesiz satılmamaktadır. Kullanımından kaynaklı ölümcül vakalar ortaya çıktığı için kullanımı durdurulmuştur. Bu, olasılıkla triptofanın kendisiyle değil, ürünün kirliliğiyle ilişkiliydi.

Tirozin, fenilalanin ve metionin de depresyonlu bazı kişilerde faydalı ola­bilecek diğer aminoasitlerdir. Bunlar reçetesiz satılırlar. Tipik doz uygulaması aç karnına, yemeklerden en az 30-45 dakika önce alınacak günde toplam 1-2 gram ya da daha fazlasıdır . Böylece diğer proteinlerin kullanımına mani olmazlar. 

Ilımlı dozlarda kullanıldığında aminoasitler genellikle güvenlidir. Yüksek dozlar böbrekleri ve karaciğeri yorabilir. Bazı aminoasitler yüksek dozlarda toksik olabilir. Herhangi bir böbrek hastalığı öykünüz varsa aminoasitleri kullanamayabilirsiniz. Fenilalanin ve tirozinin metabolik ürünleri böbrek yet­mezliğine katkıda bulunabilir. Karaciğer ya da kalp hastalığınız ve yüksek tan­siyonunuz varsa yine aminoasitleri kullanma konusunda dikkatli olmalısınız.
Bipolar bozukluğunuz ya da öfke patlamalarınız varsa tirozin, fenilalanin ya da metionin kullanmanız mümkün olmayabilir. Bunlar durumu daha da ağırlaştırabilirler. Psikiyatristinize danışarak ilaçları almanız en doğrusudur. Diyabetiniz ya da fenilketonüriniz -doğumsal olarak fenilalanini metabolize edememe- varsa fenilalanin kullanmayın. Bir MAOI an-tidepresan kullanıyorsanız tirozin kullanmayın. Güvende olmak için herhangi bir antidepresan kullanırken bu aminoasitleri almaya başlamadan önce psi­kiyatristinize danışın.

Siz ve doktorunuz bir aminoasit denemeniz gerektiğine karar verirseniz bunun eczacılık kurallarına göre hazırlanmış olanını tercih edin. Eczacılık ku­rallarına göre hazırlanmış aminoasitlerin üzerinde UPS (United States Phar-rnacopoeia) harfleri bulunmaktadır. Ayrıca L-formu aminoasit olarak isimlendirilenlerden  aldığınıza emin olun. Aminoasit molekülleri ya sola ya da sağa dönmüş durumdadırlar. L-formu aminoasitler sola dönmüştür ve insan dokusunu oluşturan türlerdir.

Estetik Ameliyatı Gerekli Mi?


Estetik cerrahi ameliyatı gerekli mi başlığı altında hazırladığımız yazımızda sizlere öncelikle estetik cerrahi hakkında bilgiler vermek isteriz. Daha sonra estetik ameliyata uygun olup olmadığınızı , nerelerde yaptırmanız gerektiğinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz.



Estetik Cerrahi Ne Demek ? 



Estetik cerrahi herhangi bir bölgenizin şekilini istenilen şekilde düzeltme cerrahisidir. Bir başka deyişle şekil veya ölçüleri bozuk olan doku ve organların şeklinin hastanın beğenisi ve ideal anatomik ölçüler doğrultusunda değiştirilmesidir Rekonstrüktif cerrahi ise onarım cerrahisidir. Doğuştan eksik veya kusurlu olan, ya da kaza, yanık, tümör ameliyatı sonucu yok olan  bölgelerin yeniden oluşturulmasıdır. 



Estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, yaygın kullanılan adıyla plastik cerrahi II dünya savaşı sırasında ortaya çıkan çok sayıda yaralanma, doku ve organ kayıplarının onarılması için ortaya çıkmıştır. Aslında çıkış nedeni ihtiyaç doğrultusudur fakat gelişerek bu zamanlara gelmiştir. Bu şekilde başlayan çabalar, doğuştan var olan şekil bozukluklarının ve bir tıbbi zorunluluk olmasa bile vücutta kişilerin isteğine bağlı çeşitli değişikliklerin yapılmasını sağlamaya yönelik girişimlerin geliştirilmesi yolunu açmıştır.

Dış görünüm hem kişisel hayatta hemde sosyal hayatta son derece önemlidir. Çizdiği imajdan memnun olan kişinin özgüveni yerindedir. İşinde ve sosyal hayatında başarılıdır. İlişkilerinde rahattır. Aynaya baktığında burnunun yüzüne hiç yakışmadığını , hamilelikten sonra karnının eskisi gibi dümdüz olmadığını ya da yüzünün elastikiyetini kaybedip sarktığını görüp dış görünüşünün kötü olduğunu düşünenler ve çevreleriyle olan ilişkilerinde tutuk ve uyumsuz davranabilirler.Bazı kişilerde bu kusur öyle bir takıntı haline geliyor ki, bireyin iş ve sosyal hayatı ciddi derece de aksıyor. 

Selülitin Doğal Çaresi Nedir?


Doğal ürünler ile selüliti sorununa çözümü anlatacağımız yazımızda ; selülitin yani portakal kabuğu veya süzme peynir görünümünü nasıl oluştuğundan , doğal olarak selüliti nasıl geçireceğinizden , evde selülit için masaj taktiklerinden , selülite doğal yağın etkilerinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Selülit Nasıl Oluşur ? 


Genellikte kadınlarda görülen ve portakal kabuğu veya süzme peynir görünümü olarak adlandırlan selülit sorunu    hormonların etkisi ile meydan gelmektedir. Tabi tek etken bu değildir.  Başka nedenleri de unutmamak gerekir: Kimi zaman kalıtımsal olabiliyor. Yanlış beslenme, dolaşım bozuklukları, kronik kabızlık, doğum kontrol hapı tüketimi ve ruhsal sorunlar da selülit nedeni olabiliyor. Selülit, özetle bedende toplanmış yağ hücreleridir; ama yağlar, bedenimizin her yerinde mevcut. Selülit ise bu yağların hasra görmüş halidir.  Isı ve enerji oluşturan bu yağlar, dengesiz beslenme, dolaşım bozukluğu gibi faktörlerle sorun haline geliyorlar. Buna hareketsiz bir yaşamı da katarsak, selülit sorunu yaşamımıza girmiş oluyor.

Mikrop Nasıl Bulaşır?


Bir çok hastalığa neden olan mikropların insalara nasıl bulaştığından bahsedeceğimiz yazımızda mikropların doğrudan ve dolaylı olarak nasıl bulaşacağından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Mikrop Nasıl Bulaşır ? 




Mikroplar hayvanlar ya da insanlar tarafından bulaşabilmektedir. Bu sebeple de mikroplu hastalıklara bulaşıcı hastalık adı veril­miştir. Mikrobun asıl geçiş kaynağı taşıyıcılardır. Taşıyıcı, has­talığa yakalanmadığı halde mikrobu taşıyarak başkalarına bulaştırabilmektedir.  Ayrıca, bulaşıcı hastalara bakan kişilerin de bi­rer taşıyıcı haline gelmeleri olasılığı yüksektir. Bazı mikroplar hapşırma, öksürük gibi durumlarla mikropları havaya yaymaktadırlar ve mikrobun bu şekilde bulaşma olasılığına damlacık bulaşması adı verilir.

Cildinizi Soğuktan Koruyun



Soğukların cildinize etkisi  ve soğuklara karşı cildinizi korumak için yapmanız gerekenler hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere; soğukların cildinize etkisi ve soğuklara karşı cildinizi nasıl koruyacağınızı aktaracağız. İyi okumalar dileriz.



Soğukların Cilde Etkisi 



Cildinizi soğuktan korumanız son derece önemli bir durumdur. Cildinizin soğuğa maruz kalması için dikkat etmelisiniz çünkü soğuk cildinizde kuruluk, kırışıklık ve bir çok problemi berberinde getirin.Cildinizi soğuk havalara ve kurumaya karşı korumak adına aşağıdaki bazı önerileri uygulayabilirsiniz. Mutlaka nemlendirici sürün, cildinizi kurutmayın.  Her sabah yüzünüzü yıkadıktan sonra iyice kurutun ve nemlendirici sürerek dışarı çıkın.  Yıkanırken kurutmayan sabunlar, saçınız çok kuruysa yağ içeren şampuanlar kullanın.  Her banyo sonrası, cildiniz çok kurumadan vücudunuzun her yerini nemlendirin.  Bol su için.  Biotin, çinko, folik asit, omega 3 yağ asitleri bakımından zengin besinlerle beslenin.  Haftada 1-2 kez, yüzü tahriş etmeyen, ölü derilerin atılmasına da yardımcı peeling (soyucu) jeller kullanın. Bunların vücut için olanları hem cildin ölü derilerini temizler hem kıl köklerindeki keratin tıkaçları ortadan kaldırır. Bu kıl dönmelerini ve batık kıl oluşumlarını da önler.  Hava şartlarına uygun giysiler seçin. Soğuklarda, çok kalın giymek yerine, ince ama kat kat giysileri tercih edin. Terleten sentetik giysiler, mantar hastalıkları riskini artırır. Kışın daha depresif olduğumuz, iştahımızın arttığı kesin. Ancak her kışı yaz takip ediyor. Fazlalıklar, ihmal edilenler birkaç ay sonra göze batacaktır.

Seboreik Dermatit ve Tedavisi


Saç derinize kabarık pullar içeren kırmızı, kaşıntılı döküntü seboreik dermatit veya sebore denilmektedir.   Aşağıda sizlere seboreik dermatit nedenleri , belirtisi   tedavisi hakkında bilgi vereceğiz. Ayrıca seboreik dermatit'in bitkisel tedavisi  hakkında bilgiler de vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Seboreik Dermatit Nedenleri


Seboreik dermatite nedeni tam olarak bilinmemekle beraber bazı durumlar seboreik dermatit sorununa neden olabilmektedir. Bunlar arasında; 

  • Stres
  • Genetik sebepler 
  • Normalde cilt üzerinde yaşayan bir mantar enfeksiyonu
  • Bazı tıbbi durumlar ve ilaçlar
  • Soğuk, kuru hava
  • Alerji veya cildin  kirli olması.


30-60 yaşlarındaki yenidoğan ve yetişkinlerin seboreik dermatit olma olasılıkları daha yüksektir. Erkeklerde kadınlara ve yağlı ciltli kişilere göre daha yaygındır. Bu tıbbi durumlar da riskini artırabilir:

  • Akne
  • AIDS
  • Alkolizm
  • Depresyon
  • Yeme bozuklukları
  • Epilepsi
  • Kalp krizi veya inme kurtarma
  • Parkinson hastalığı
  • Sedef hastalığı

Terlemeyi Azaltan Yöntemler


Aşırı terleme sıkıntılı bir durum olmakla birlikte kokusundan kaynaklı kozmetik bir sorun haline de gelmektedir. Bundan kaynaklı sizlere aşırı terleme yani hyperhidrosis  anlattıktan sonra , aşırı terlemeyi azaltan yöntemlerden bahsedeceğim. İyi okumalar dilerim. 


Aşırı Terleme ( Hyperhidrosis ) 


Aşırı terlemenin bütün dünya üzerindeki genel adı hyperhidrosis olarak adlandırılmaktadır. Bu durum genelikle insanları diğer insanların yanında zor durumda bırakmaktadır. Ayrıca iş ve sosyal yaşamda sıkıntılı bir durum olarak kendini göstermektedir. Aslında terleme bireylerin vücudu için gerekli bir aktivitedir ve vücudun çok sağlıklı olduğunu göstermektedir.  Terleme ile vücut zararlı toksinleri de atmış olur ve sağlıklı bir durumdur. Özellikle yaz aylarında terleme vücudun ısısını ayarlamaktadır. Bazı insanlarda terleme aşırı derecede rahatsız edici seviyelere çıkabilmektedir. Bunu nedeni gereğinden fazla salgılanan hyperhidrosistir. Pek çok kişi terlemenin etkilerini ve pis terleme kokusunu azaltmak için deodorant kullanır. Tabi bu çoğu zaman işe yararken hyperhidrosis hormonu çok salgılandığında genellikle işe yaramazdır.

Göğüs Liftingi


Bu yazımızda kadınların baş belası olan göğüs sarkmaları hakkında bir araştırma yayınlayacağız. Göğüs liftinginden bahsedeceğiz. Göğüslerinizi sıkılaştırmak ve sarkmalara karşı korumak adına neler yapabileceğinizden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Göğüs Liftingi



Göğüslerde meydana gelen sarkma , gevşeme , aşırı yumuşaklık gibi deformasyonlar kadınların en çok şikayet ettiği konuların başında yer almaktadır.Yapısında hiç kas olmayan tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler zamanla yer çekimi , yaşlanma ,  kilo alıp verme , emzirme nedeni ile sarkmalara uğramaktadır. Kadınlar bu gibi durumlarda göğüslerine cerrahi operasyon yaptırmaktadırlar. Diğer yandan göğüsler için küçültme ve büyütme operasyonları da yapılmaktadır. Bu herhangi bir rahatsılık olmadığı zaman gereksiz bir durum olarak değerlendirilmektedir. Diğer yandan   slikon ve benzeri yöntemlerin zararlı olup olmadığı halen tartışılmaktadır. ABD ve Avrupada slikon yaptıranlar bile zamanla bunları çıkartmaktadırlar.
Halbuki göğüslerde meydana gelen deformasyonları sağlığınızı riske atmadan yapay ve size ait olmadığı her halinden belli olan yöntemler yerine son derece sağlıklı , doğal ve etkili bir biçimde gidermek mümkündür.

YÜKSEK KOLESTEROL VE BİTKİSEL TEDAVİSİ


Genetik eğilimin yanı sıra günümüzde,hayvansal ve doğmuş yağların,şekerli gıdaların aşırı tüketimi ve bu duruma bağlı fazla kilo,hareketsizlik ve fazla stres yüksek kolesterole neden olmaktadır. Bundan kaynaklı yüksek kolesterolü engellemek adın beslenmeye ve yemeklere dikkat etmek gerekmektedir. Aşağıda yüksek kolesterole karşı bitkisel beslenme önerileri  ve dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsedilmiştir. İyi okumalar dileriz. 


Yüksek  Kolesterol 

Kolesterol kanınızdaki bir yağ türüdür (lipid) . Hücrelerinize kolestrol gerekir ve vücudunuz ihtiyaç duyduğu her şeyi yapar. Ama siz de yediğiniz yiyeceklerden kolesterol alırsınız . Çok fazla kolesterolünüz varsa , arterlerinizde birikmeye başlar . (Arterler , kalpten uzak kan taşıyan kan damarlarıdır .) Buna, arterlerin sertleşmesi veya ateroskleroz denir . Bazı kalp ve kan akımı sorunlarının başlangıç ​​noktasıdır . Büyüme, arterleri daraltabilir ve kanların kendileri boyunca akmasını zorlaştırabilir. Birikim, aynı zamanda , kalp krizi ve inmelere sebep olabilecek, kan pıhtısı ve inflamasyona yol açabilir . ( kaynak : https://www.webmd.com/cholesterol-management/tc/high-cholesterol-overview#1) 

Yüksek Kolesterol Tedavisi 


Yüksek kolesterol için bitkisel takviyeler kullanılabilinir. Bitkisel takviyeler arasında : Soya lesitin,omega-3 yağı ,ayurveda tabletleri,lifli preparatlar,üzüm çekirdeği özü (grape seeed extrack),greyfurt,enginar ve ananas hapları,chlorella  bulunmaktadır ve yüksek kolesterol için iyidir. Bitki çayları- yeşil çay, zencefil,biberiye,kuşburnu,kekik- içilmesi bu konuda  oldukça yararlıdır. Ayrıca  zencefil biberiye, kekik, kırmızı pul biber, sivribiber gib baharatların kullanımından yüksek kolesterolü olumlu yönde etkilemektedir. 

Acı Cehrenin Yararları - Zararları


Acı cehrenin yaraları ve zararları hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ; acı cehre hakkında bilgiler verdikten sonra acı cehrenin faydalarından, acı cehrenin kullanımından ve acı cehrenin yan etkileri ve zararlarında bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 


Acı Cehre 





Acı Cehre daha çok zayıflamak için kullanılan bir bitkidir.  Bu bitki ile bir aylık kullanım sonucunda zayıflama açısından yarar sağladığını söyleyenler çoktur.  Acı cehre alternatif tıpta dünyaca ünlü uzmanların yeni keşfi olarak zayıflamada en özel mucize bitki konumuna gelmiştir. Zayıflamanın yanı sıra kabızlık sorununa da kesin tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bağırsakları düzenleyici, temizleyici , hücreleri yenileyici ve cildi sıkılaştırıcı özelliği ile de zayıflama esnasındaki cilt sarkmalarını önler. 

Çin tıbbının özellikleri


Çin tıbbının etkileri artık dünyada bilinmektedir. Bundan kaynaklı sizlere geleneksel Çin tıbbından , Çin tıbbında gövde'den, Çin tıbbında tanıdan ve Çin tıbbında tedaviden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Geleneksel Çin Tıbbı 



Geleneksel çin tıbbı uzun süreli tedavilerde ve yaşamsal deneyimlerle ortaya çıkmış sentezler ile oluşturulmuş ve etkili olmayı başarmış bir alandır. Çin uygarlığı ile alakalı tıbbi bilgiler M.Ö. üç binli yıllara kadar uzanır. Çin ilim ve sanatı şüphesiz bundan eskilere kadar da uzanmaktadır. Değişik vakitlerde yazılmış tıbbi kitaplar bu konudaki en ehemmiyetli tarihsel kaynaklarımızdır. Geleneksel Çin tıbbı, Çin'de yaşayan türlü toplumların ortak olarak geliştirdikleri ve sahiplendikleri tıp alanı olarak bilinmektedir.  Geleneksel Çin tıbbına, Han, Tibet, Moğol ve Uygur gibi etnik toplulukların tıp sistemleri de dahildir. Geleneksel Çin tıbbında, Han tıp sistemi, en varlıklı uygulamalı ve kuramsal birikime ve en eski tarihe sahiptir. Geleneksel Çin tıbbının kaynağı, Çin'in Sarı Irmak bölgesidir.

Dolgun Saçlara Sahip Olmanın İpuçları

Saçlarınızın doğal ve sağlıklı görünmesi için size bir yazı hazırladık yazımızda  öncelikle saç kesiminden ve saç kesim şekillerinden bahs...