30 Eylül 2017 Cumartesi

Kimyasal Peeling Nedir?


Kimyasal peeling hakkında alıntı olarak aldığımız yazımızda sizlere; kimyasal peeling nedir, kimyasal peeling hangi amaçla kullanılır, kimyasal peeling için hangi malzemeler kullanılır, kimyasal peeling cilde nasıl etki eder, glikolik asit neden çok kullanılan peelingtir ve peeling sonrası bakım hakkında bilgiler sunacağız. İyi okumalar dileriz. 

Kimyasal Peeling Nedir ?

Peeling soyma anlamına gelir. Kimyasal peeling ise kimyasal maddelerle cildin en üst tabakası epidermisteki hücre tabakalarından bir kısmının kontrollü olarak kaldırılması demektir.

Kimyasal Peeling Hangi Amaçlarla Kullanılır ?




  • Güneş ve yaşlılığa bağlı gelişen lekerin tedavisi
  • Akne tedavisi
  • Kırışıklık tedavisi
  • Geniş gözeneklerin ve komedonların tedavisi
  • Ciltte ton farklılıklarının giderilmesi
  • Akne skarlarının tedavisi
  • Çatlak tedavisi
  • Anti-Aging etki
  • Kimyasal peelingler bazen asal tedavi olarak bazende yardımcı yada diğer ifadeyle asal tedavinin etkinliğini arttırıcı amaçla kullanılırlar.


Şeker Hastalığı Tedavisi ve Diyet

 
Hem şeker hastalığınızı anlamanız hem de şeker hastalığına karşı uygun bir diyet yapmanız açısında sizlere hazırladığımız yazımızda şeker hastalığınızda nelere dikkat etmeniz gerektiğinden  ve şeker hastalığı diyetinden bahsedeceğiz. 





Şeker Hastalığında Dikkat Edilmesi Gerekenler


Hastalığa yakalandığı saptanan bir şeker hastasının tedaviye derhal başlaması gerekir. Eğer buna dikkat edilmez ise daha kötü sonuçlar ile karşılaşılabilinir. Tüm şeker hastalarında tedavinin ana amacı, hasta­ya, sağlık, mutluluk ve normal bir beslenme sağla­yabilmektir. Burada, normal bir beslenmeden kasıt, hastanın karbonhidrat metabolizmasının normale ola­bildiğince yakın gerçekleşmesine olanak sağlayan bir rejimin uygulanmasıdır. Bu, insülin ve bazı öneriler­le, haplarla ve denetimle, ya da yalnızca denetimle sağlanabilir.  Kişiden kişiye değişecek olan bu yöntemlerde ; 
  • Hastalar, hastalıklarının ne olduğu ve bu hastalığın kendilerini nasıl etkilediği konusunda bilgilendirilmelidir. 
  • Besinlerini  nasıl tüketmeleri gerektiği anlatılmalıdır. 
  • Kendi kendilerine kanlarında ya da idrarlarında şeker ve keton ölçümü yapmayı öğrenmeleri ge­rekir.
  • Kendilerine insülin enjekte edebilmeyi öğren­meleri ya da ilaçlarını gerektiği gibi kullanmayı bir alışkanlık haline getirmeleri zorunludur.
  • Hastalığın yol açtığı sorunlara karşı nasıl başa çıkabilecekleri konusundan bilgilendirilmeli gerekir. 


Stres Giderici Çaylar


Bitki çayları bir çok sağlık faydasının yanında stres gidermeye de yardımcı olmaktadır. Sizlere bitki çaylarının genel yararlarından bahsettikten sonra , stres giderici çaylardan bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Bitki Çaylarının Yaraları 

Bitki çayları hem lezzetleri hemde bir çok yararından kaynaklı günlük yaşamda tüketilmelidir. Bitki çayları sindirim siteminden beyine, kilo kontrolünden rahatlamaya, bağışıklık sistminden cilt sağlığı kadar bir dizi faydası bulunmaktadır. İçerdikleri sayısız vitamin - A, B, C, D, E, K vitaminleri- ve mineraller sayesinden bu yaraları sağlamaktadırlar. 

Bitki çayları özellikle günlük yaşamımızdan ve iş hayatımızından kaynaklı yaşadığımız stresi  azaltmaya da yardımcı olmaktadır. Aşağıda sizlere stres giderici çayların tarifleri verilmiştir. 

Dukan Diyeti Nedir Ve Nasıl Yapılır ?


Kimilerine göre oldukça yanlış kimilerine göre ise oldukça faydalı olan Dukan diyeti hakkında sizlere bir yazı derledik. Dukan diyetinin kimlere uygun olacağını, Dukan diyetinin yan etkilerini, Dukan diyetinin kurallarını ve Dukan diyetinin aşamalarını aktaracağımız yazımızda Dukat diyetine dair örnek bir menü de size sunacağız. 


Dukan Diyeti Nedir ?


Dukan diyeti bir Pierre Dukan tarafından ortaya atılan ve protein ağırlıklı bir diyettir.4 aşamadan meydana gelir. Bu aşamalara aşağıda değinilecektir. 

Dukan Diyetini Kimler Yapamaz

Özel diyet uygulamak zorunda olan şeker ve kalp hastaları dışında kolestrol sorunu olmayan herkes rahatlıkla Dukan diyetini yapabilir. 

Dukan Diyetinin Yan Etkileri 


Dukan diyeti yüksek proteinle beslenmeyen kişilerde ilk 3-5 gün ağız kuruluğu ve ağız kokusuna neden olabilir .Bu kuruluk ve koku zamanla geçecektir. Diğer bir problem ise kabızlık sorunu bu sorunla baş etmek içinde yoğurdun içerisine 1,5 çorba kaşığı yulaf kepeği ekleyerek  lif ihtiyacınızı karşılayabilir ve sindiriminizi hızlandırabilirsiniz. 

Dukan Diyetinin Kuralları 

  • Günde 1.5 litre su içilmeli.
  • Sıvı ve katı olmak üzere tüm yağlardan uzak durulmalıdır. 
  • Protein ürünlerinde hayvansal yağlardan uzak duırulmalıdır. Özellikle tavuk tüketirken deri ve yağ kısımları temizlenmelidir. 
  • Her gün 20-25 dakika yürüyüş yapılmalıdır. 

Beslenmeye Dair Uyarılar


Diyet ve beslenmeye  hakkında çok fazla bilgi kirliliği mevcuttur.  O nedenle  uzmanlardan yararlanarak daha sağlıklı bilgiler vermek istedik.  Bu yazımızda bir diyet programı paylaşmak yerine sizlere yanlış bilinen veya merak edilen konularda bilgiler vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Diyet Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler




Mesela ekmek yemekten kaçmak adına ekmek kızartıldığında ekmeğin kalorisi azalır diye bir düşünce vardır.  Ekmeğimizi kızartmak veya kurutarak gevrek haline getirmek kalorisini azaltmaz, içerdiği B grubu vitaminlerinin azalmasına neden olur. Ekmeğin kızartılması veya gevrek haline getirilmesi, içerdiği suyun da buharlaşmasına sebep olur. Bu nedenle kızarmış ekmek sanılanın aksine daha az yararlı olabilir. 

Diğer bir konuda karbonhidrat ve protein arasındaki tartişmadır. Yiyecekleri besin bileşimlerine göre sadece karbonhidrat veya sadece protein kaynağı olarak ayırmak mümkün değildir.  Fakat protein alımı daha önemli bir konudur. Karbonhidrat , basit şeker şeklinde alındığında yakılmadığı zaman direk vücutta yağa dönüşebilir. 

Diyet yaparken her zaman dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, vücudun bir günde alması gereken karbonhidrat, yağ, protein gibi besin öğelerinin her öğünde birarada, dengeli olarak tüketilmesidir. Kilo vermeye çalışırken besinlerden yoksun kalmamalı daha dengeli tüketmelisinizdir. Bu şekilde hazırlanan diyetlerle vermiş olduğunuz kiloları geri almazsınız. Unutmayın, bilinçsizce yapılan diyetlerle sağlığınız tehlikeye girebilir. Ayrıca, dengesiz diyet ile verilen kilolar tekrar ve hatta daha fazlası ile geri alınmaktadır.

Obezite


Özellikle Amerika'da oldukça yaygın olan obezite küreselleşen yemek kültüründen kaynaklı Türkiye'de de oldukça yaygın hale gelmeye başlamıştır. Bundan kaynaklı bu konuyu ele almayı bir borç biliyoruz. Aşağıda obezite, obezite belirtileri , obezite nedenleri ve obezite tedavisi hakkında genel bilgiler vereceğiz. Umarım yazımız size yardımcı olur. 


Obezite



Bilindiği üzere beslenme; ana karnında başlayarak, yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden ve hayatımızın önemli bir parçasıdır. İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlığı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gıda ögelerinden yeterli oranda almalıdır. Bir insan günlük alması gereken kalori miktarını BKİ yani beden kitle indeksi belirler. Fakat günlük alınan kalori; protein ağırlıklı olması gerekmektedir. Ayrıca vitamin ve minerallerden zengin sebze ve meyveler tüketilmelidir. Karın doyurmak, açlığı bastırmak, canının çektiği şeyleri yemek veya içmek değildir.


Obezite, insan vücudunda yağ  oranın ciddi oranda artması ve sağlık açısından risk oluşturması durumudur. Obez ise bu hastalığa  yaşayan insana verilen isimdir. Günlük yaşamda fertlerin (gebe, emzikli, bebek, mektep çocuğu, genç, ihtiyar, amele, sporcu, kalp-damar, şeker, yüksek tansiyon hastalığı, solunum yolu bozuklukları vb.) yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik ve fizyolojik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük enerjiye gereksinimi vardır. Sağlıklı bir hayat sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir.

Kalçaları Sıkılaştırma


Sıkı ve biçimle kalçalara sahip olabilmek için; bol miktarda su tüketmeli,  beslenmeye dikkat edilmelidir.  Tabi tek kural bu değildir. Sıkı ve güzel kalçalara sahip olmak için mutlaka bazı egzersiz tekniklerinden yararlanmak gerekmektedir.  Aşağıda sizler için sıkı kalçalara sahip olacağınız egzersizler verilmiştir. İyi okumalar dileriz. 





Kalça Geliştirme  Egzersizleri 




Topuk hareketi:  Vücudunuz dik tutmalı , ayakta durmalısınız. Kollarınızı ensenizde birleştirin. Sağ bacağınızı arkaya doğru kırın ve topuğunuzla kalçanıza değmeye çalışın. Bu sırada vücudunuzun üst kısmı dik durmalı. Egzersizi önce yavaş, sonra hızlı hareketlerle  4 set halinde 20 kez uygulanabilir. Eğer sizi yoruyorsa 3 set yapabilirsiniz. 



Twist: Ayaklarınız bitişik halde ayakta durun. Kollarınızı göğsünüzün önünde birleştirin. Bacaklarınızı bükün, kalçanızı arkaya doğru çıkarın ve dizlerinizi birbirine yapıştırın. Şimdi, dizlerinizle sağ yöne doğru twist yapın. Bu hareketi uygularken kalçanızı bilinçli olarak kasın. Ardından aynı işlemi sol tarafa doğru uygulayın. Yapacağınız hareketleri önce yavaş daha sonra hızlı yapmalısınız. 

İnce Görünmek ve Kusursuz Karın


İnce görünmenin en önemli göstergesi kusursuz ve yağsız bir karındır. Bundan kaynaklı sizlere kusursuz karın için neler yapabileceğiniz ve en pratik karın egezesizlerini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 







Kusursuz Karın İçin Yapılması Gerekenler 




Daha rahat bir hayat için, sizde incelmeyi düşünüyorsanız beslenmenize ve egzersiz yapmaya önem göstermelisiniz. Genelde kadınlarda evde fazla vakit geçirmekten , erkeklerde de dikkatsiz beslenme ve fiziksel aktivitesi az işler yapmaktan karında hızlı bir yağlanma durumu meydana gelir. Bunun için özellikle öğünlerinize dikkat etmeli protein ağırlıklı beslenmeli ve karbonhidrat içeriği yüksek gıdalardan uzak durmalısınız. Ayrıca egzersiz yapmalısınız. Basit ama son derece etkili bu çözümler sizin için inanılmaz sonuçlar doğuracaktır. Bayanların görünümüne fayda sağlayacak bu uygulamalar oldukça etkili ve kolay yapılması sayesinde de uygulanabilir olması açısından sizler için muhteşem olacak.

Sağlıklı Yaşlılık ve Beslenme


Yaşlılık döneminin daha sağlıklı geçirilmesi adına yaşlılık ve beslenmenin önemi hakkında size bir yazı hazırladık. Yazımızda yaşlılıkta meydana gelen cilt sorunlarına karşı da nasıl beslenebileceğinizden bahsedeceğiz ve kırışıklık karşıtı C vitamini alımından bahsederek yazımızı  bitireceğiz. İyi okumalar dileriz. 





Sağlıklı Yaşlılık ve Beslenmenin Önemi





İnsanların doğumu, yaşlanması ve ölümü önlenemez bir gerçektir. Yaşlılıkta engellenemez ve yılların etkisi ile kaçınılmaz sonuca doğru varır. Ancak yaşlılık döneminde yaşanan sıkıntılar , rahatsızlıklar, cilt problemleri  en aza indirilebilir. Bu yüzden kendimize çok iyi bakmalı ve özellikle stresten uzak durmalıyız. Beden sağlığı açısından da doğal beslenmenin etkisi çok önemlidir. Stressiz ve doğal yaşam süren insanların yaşlılık süreleri oldukça uzundur ayrıca daha rahat yaşlılık sürecini tamamlarlar. Herkesin anti-aging yani erken yaşlanmayı önleme, genç kalma hedefi ve isteği vardır. Vücudumuzun sağlıklı yaşlanmasını desteklemek, fiziksel ve zihinsel gerileme risklerini azaltmak isteriz. Zamanı durduramazsakta zamanın etkilerini hafifletebiliriz. Bunun için aşağıdaki önerilere uymamız yeterlidir. 

Bebeklerde Beslenme


Bebeklik döneminde ,  çocukluk döneminde şişmanlık ve  zayıflık bebeğin beslenmesi ile doğrudan bağlantılıdır. Anne karnından okul çağına kadar, çocuğun gereksinimleri ve beslenme şekli, büyüme ile birlikte değişir. Bu farklı dönemlere göre de şişmanlığın önlenmesi için farklı beslenme önerileri verebiliriz.


 Bebek Beslenmesi  


Gebeliğin başlangıcından itibaren annenin yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmeli, gebelik için gerekli besin öğelerini içeren dengeli bir beslenme planı yapılmalı ve anne vitamin, mineral ve proteinleri dengeli bir şekilde almalıdır. Gebelikte annenin fazla kilo alması önlenmeli, kilo alımı izlenmelidir. Annelerin gebelik süresince 9-14 kg ağırlık artışı normaldir. Eğer anne gebeliğin başında şişman ise fazla ağırlık artışına gerek yoktur.Gebeliğin son üç ayında anne şişman ise, enerji kısıtlanmamalıdır. Bu uygulama anne karnındaki bebeğin büyümesini olumsuz etkileyecektir. Anne diyabetik ise, kan şekerinin kontrolü şişman bebek doğumunu önlemek için gereklidir.

Sağlıklı Yaşlanma İçin Besin Önerileri


İnsanların yaşlarına göre beslenmesi gerektiğini artık herkes bilmektedir. Özellikle anne ve babalarımızın yaşlarının ilerlemesine bağlı olarak beslenme şekillerini de değiştirmek çoğu zaman bize düşmektedir. Sizlere yaşlılarda beslenme nasıl olmalıdır ve yaşlılar için beslenme önerileri başlıkları altında bilgiler vereceğiz. Umarım yazımızın sizlere yararı olur. İyi okumalar. 




Yaşlılarda Beslenme Nasıl Olmalıdır ? 



Genelde 30 yaşında sonra artık büyüme insan için durmakta ve yaşlanma hafif hafif başlamaktadır.. Genellikle yaş ilerledikçe fiziksel uğraşılar azalır. Hatalı beslenme ve hareketsizlik ile beraber organların işlevlerinde bozuklukları artırarak orta yaş döneminin verimini azaltıp, yaşam süresini kısaltır. Bu bo­zuklukların başında hipertansiyon, damar sertliği, kalp yetmezliği, şeker hastalığı ve böbrek hastalıkları gelir. Karaciğer faaliyetleri azalır. Görme ve işit­me organlarının çalışmaları aksar, az kalsiyum alımı, fiziksel aktivitenin az­lığı, hormonal dengesizlik ve emilme yeteneğinin azalması sebebi ile ke­miklerden kalsiyumun çekilmesi artar. Kas kütlesi azalır. Buna bağlı olarak kemik hastalıkları görülür. Sindirim sisteminin çalışmasının azalması ile alı­nan yiyeceklerin sindirilmesi zorlaşır. Bütün bu organlardaki bozukluklar sebebi ile besinlerin emilmesi ve vücutta kullanılması güçleşir.


Genelde yaşlılıkta beslenme ile ilgili en önemli sorunu diş kayıpları, dişlerde çürüme ve yiyeceklerin tüketilmesinde zorluk kendini göstermektedir. İyi çiğnenmeyen yiyeceklerin sindirimi bir hayli zor olur. Geçim sıkıntısı için­de olup, aldığını kiraya veren ya da yalnızlık ve kimsesizliğin verdiği bunalım içinde olan bir yaşlının yiyeceklerini iyi seçemediği, iyi hazırlayamadığı ve yi­yemediği de gösterilmiştir.


29 Eylül 2017 Cuma

KİMYASAL PEELİNG NEDİR


Kimyasal peeling hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere kimyasal peeling tedavisinin hangi durumlarda uygulanacağını, kimyasal peeling çeşitlerini ve kimyasal peeling uygulması sonrası cildin görünümündeki değişimlerin nasıl olacağı hakkında bilgiler vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Kimyasal Peeling


Kimyasal Peeling, cildin üst tabakasına doğal olmayan yani koşullar ile , kimyasal maddelerin uygulanması sonucu en dış tabakanın hücre dokusunun kurutularak kimyasal yanık oluşturulması ve katmanlar halinde soyulmasını sağlayan işlemidir.  Bunun için yüksek konsantrasyonlarda kimyasal-asidik maddeler kullanılarak cildin ölü hücrelerden oluşan hasarlı üst tabakasından arınması ve alttaki taze ve hasarsız cildin açığa çıkarılması amaçlanmakta bu sayede cilt yenilenmesi sağlanmaktadır. 


Kimyasal Peeling Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır


Genel olarak, cildin doğal parlaklığını artırmakla beraber, yaşlılık belirtisi gösteren kırışıklıklar, güneş hasarı, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı gibi değişik nedenlere bağlı olarak gelişen derideki tahriş, cilt çatlamaları ve cilt lekelerine karşı etkili bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Cildin alt tabakası olan dermiste destek görevi yapan kollojen yani cildin protein dengesini sağlayan yapıyı güçlendirerek cildin elastikiyetini artmasını sağlar. Dermis tabakasında su tutma görevi olan glikozaminoglikan denen yapıların sayıca artışını sağlayarak cildin nem dengesini sağlayarak cildin kurumasının önüne geçilir.  Güneş hasarı sonucu oluşmuş ince çizgilerin hafiflemesini sağlar. Lekelerin ve derilerin üst tabakasında yer alan kabartıların azalmasına yardımcı olur. Sivilce izi tedavisinde kullanılmaktadır.  Son dönemde boy gösteren, cinsel yollarla bulaşan hastalıklar olarak ortaya çıkan genital siğil tedavilerinde kullanılmaktadır. 

GREEN PEEL ( Bitkisel Peeling )


Bitkisel peeling hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere bitkisel peeling nedir başlığı altında bilgi verdikten sonra ; bitkisel peelingin içeriğinden ve nasıl uygulanması gerektiğinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 







Bitkisel Peeling Nedir



Popülerliğini "green peel" yani dilimize "bitkisel soyma" olarak bilinen bir  peeling uygulamasıdır. Bitkisel peeling  aslında bir çeşit kimyasal peeling uygulamasıdır. Bitkisel peeling bitkisel ürünlerin içeriğindeki doğal asitlerden faydalanılarak yapılır. Tıpkı alfa-hidroksi asitlerde olduğu gibi doğadan elde edilmekle beraber bazı bitki ve meyvelerin  içeriğinde doğal olarak bulunan asidik bileşiklerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir peeling yöntemidir. Fakat  içeriğinin bazı asitlerle güçlendirilmesiyle  de  elde edilmektedir. Buradaki asıl amaç bitkilerin içinde bulunan kimyasal asitlerle cildi soymaktır. Bir nevi yeşil pazarlama ve bitkisel bakımla birlikte yaygınlaşan bir yöntemdir.

Bitkisel peeling yönteminde uygulama;  huş ağacı, at kestanesi, at kuyruğu, söğüt kabuğu, karanfil, melisa, adaçayı, cadı fındığı, ginseng, ısırgan otu, menekşe, sarı sabır otu, yosun, papatya, sinir otu, ciğer otu, papaya, avokado, gibi bitki ve meyvelerden elde edilen özlerle yapılır.

PEELİNG ÜRÜNLERİ


Peeling ürünleri hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere peeling nedir, peeling türleri -fiziksel peeling, kimyasal peeling,lazer ışık peeling, bitkisel peeling- nelerdir başlıkları altında bilgiler vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Peeling Nedir?


Peeling cildin üst tabakası olan epidal tabakada bir çok sebepten kaynaklı meydana gelmiş dermatolojik hasarı onarmada veya cildin yenilenmesi ve cildin yaşlanmasının engellemesi açısından önemli bir uygulamadır. 

İnsan cildi  maruz kaldığı çevre kirliliği ve dokuya yapışan toz ve gözle görülemeyen bakteriler sayesinde yıpranmakta derinin canlılığını kaybetmesine sebep olan hasarlara  maruz kalmaktadır. Deri üzerinde bir doku oluşturan bu kirler gözenekleri tıkayarak sivilce oluşumu başta olmak üzere  bir çok probleme neden olmaktadır. Peeling ise bu problemlere karşı cildi temizlemenin yanında ölü deriyi kaldırmakta ve cilt yenilenmesi sağlamaktadır. 

Peeling Maskeleri

 
Peeling maskeleri hakkında hazırladığımız yazımızda ; yüz peelingindne , el peelinginden, ayak peelinginden,cilt yapısına göre peeling uygulamalarından, kahve peelinginden ve kil peelinginden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Peeling Maskeleri


Peeling cildin üst tabakası olan epidal tabakada bir çok nedenden kaynaklı meydana  gelmiş dermatolojik hasarını geçirmede yada cildin hasar görmemiş olsa da anti-agingin- kırışıklık karşıtı - etki sağlanması amacıyla yapılan işlemlerdir. Peelilng maskeslerini; içeriğinde  bitki meyve özlerinin taşıdığı vitamin ve mineraller sayesinde dokunun dış etkenlere karşı direncini arttıran bitki-meyve yağ ve özleriyle hazırlanmaktadır.   Kullanılan peeling maskeleri cilde sürülür ve ciltte yenileme sağlayarak cildin daha canlı daha parlak ve daha sağlıklı olmasını sağlar. 

TCA NEDİR / TCA PEELİNG NASIL YAPILIR

 
Son zamanlarda özellikle Avrupa'da oldukça sık kullanılan kimyasal peeling işlemlerinden TCA uygulaması hakkında sizlere bir yazı derledik. Yazımızda TCA nedir, TCA kimyasal peeling uygulaması, TCA kimyasal peeling faydaları, TCA kimyasal peeling zararları hakkında sizlere değerli bilgiler vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 



TCA Nedir


Tıp dilinde "Tricarboxylic Acid Cycle" olarak geçen ancak uzun zamandır cilt yenileme ve kozmetolojik uygulamarda sağladığı etkin sonuçlar sayesinde öenmli bir Peeling uygulaması olarak kullanımıyla sektörde TCA (trikloroasetik asit) olarak bilinen kimyasal peelimng uygulması son zamanlarda oldukça yaygınlaşmıştır.  Laboratuvar ortamında hazırlanan bir asit olan TCA Peeling ürünü  deiyonize suda çözelti haline getirilerek elde edilir. Üst deriye uygulandığında deriyi yakarak yeniler ve cilt yenilenmesi sağlar. 

TCA (trikloroasetik asit) peeling kimyasal soyma asitleriyle yapılan oldukça ucuz ve etkili bir cilt bakım metodudur. TCA (trikloroasetik asit) peelingle özellikle, cilt lekeleri, sivilce izleri, gözenekler, doğum izleri, faça izleri, jilet izleri, dikiş izleri, cilt kırışıklıkları giderilmekte hatta dövme bile silinebilmektedir. Kimyasal peeling  işlemlerimde glikolik asit ile beraber en çok uygulanan asit çeşitidir. 

GLİKOLİK ASİT PEELİNG

 
Glikolik asit uygulaması hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere; glikolik asit nedir, glikolik asit tedavisi faydaları, glikolik asit uygulaması ve glikolik asit uygulmam sıklığı hakkında bilgiler vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Glikolik Asit Nedir


Glikolik Asit (glycolic acid peel) farklı meyvelerde doğal olarak bulunan ve meyve asitleri olarak da bilinen Alfa Hidroksi Asit'lerin (AHA) bir üyesidir.Glikolik Asit  , genelde şeker kamışından elde edilen doğal bir asit türüdür. Glikolik Asit (hidroksiasetik asit) alfa-hidroksi karboksilik asitler serisinin ilk üyesidir, yani hem asit hem de alkol fonksiyonelliği olan en küçük organik moleküllerden biridir. Glikolik Asit şekerkamışı, pancar, üzüm ve  diğer meyvelerden sentezlenerek elde edilmektedir. Glikolik Asidin  molekül içindeki çifte fonksiyonelliği (asit ve alkol), onu bilhassa medikal alanda kullanışlı bir organik madde haline getirmektedir.

Glikolik asit Peelingi düşük molekül çapı nedeniyle cildin derinliklerine daha rahat ulaşmakta ve emilimi daha fazla olmaktadır. Hücre yenilenmesindeki bu artış sayesinde kolajen üretimini artırmakta ve ciltte meydan gelen kırışıklıkların, çatlakların ve lekelenmelerin giderilmesinde rol oynamaktadır. 

Laktik Asit Peeling

 
Laktik asit ile cilt tedavisi hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ; laktik asit nedir, laktik asit nasıl kullanılır, laktik asit kullanımının yararları, laktik asitin ne sıklıkla kullanılması gerektiğini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 


Laktik Asit Nedir


Laktik Asit, alfa-hidroksi asitler grubundan(AHA), besin maddlerinden elde edilen son derece doğal bir asit türüdür.Kimyasal adı 2-hidroksipropanoyik asit olan laktik asit,  hem alkol, hemde  asit özelliği gösterir.

Laktik asit, 1780 yılında İsviçreli bir kimyager olan Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfedilen ve 1880'lerin başında medikal olarak kullanımına başlanılan laktik asit,  yoğun olarak sütten elde edildiği için süt asiti olarak da bilinmektedir. 

En basit haliyle, konhidratlardan nötrleştirerek, kalsiyum laktak elde edilir ve bu çıkan madde sülfürik asitle tepkimeye uğratılarak laktik asit elde edilir. Ancak laktik asit aynı zamanda, her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir, kas, kan ve vücudun değişik organlarında mevcut olmakla birlikte yukarıda da anlatıldığı gibi bitkisel kaynaklarda da bulunmaktadır. 

Salisilik Asit Peeling

 
Blog okurlarımız için bu yazımızda salisilik asit hakkında ve salisilik asit kullanımı hakkında bilgiler vermek istedik. Salisilik asit nedir, salisilik asitin faydaları,salisilik asit uygulaması ve salisilik asit uygulamasını ne sıklıkla yapılacağından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Salisilik Asit Nedir


Aspirinin kimyasal adı asetilsalisilik asittir. Aspirin, salisilik asitin fenolik hidroksil grubunun asetillenmesiyle hazırlanana salisilik asit türüdür. Salisilik asit teknikte sodyum fenoksit ile karbon dioksidin yüksek basınçta ısıtılmasından elde edilir.Bu etkileşmede oluşan sodyum tuzu bir mineral asidi ile muamele edilir ve serbest salisilik asit açığa çıkar.

Hammadde sorunu olmayan salisilik asit  tüm Dünya'da yetişen söğüt ağacından elde edilmektedir. Sögüt ağacının yaprak ve kabuklarından tabii olarak üretilen salisilik asit eski çağlardan beri ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılmaktaydı. Söğüt ağacında bulunan bu asit türü Hipokrat tarafından tıbbi etkilerinden yararlanmak maksadıyla kullanıldığı bilinmektedir.

Çatlak Tedavisinde TCA Peeling


Cilt çatlakları içinkullanılan TCA peeling hakkında  alıntı olarak sunacağımız yazımızda; cilt çatlakları,cilt çatlakları nasıl oluşur, cilt çatlaklarının kesin çözümü,çatlaklara kimyasal peeling, TCA sonrası bakım başlıkları altında bilgiler vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Cilt çatlakları ve TCA Peeling



Cilt çatlaklarınızın tedavisi kimyasal peeling yöntemleri ile yapılabilmektedir. Cilt çatlakları eskisi gibi çözümü olmayan bir sorun değildir. 

Cilt çatlaklarında ve bir dizi cilt probleminde izlerin giderilmesi amacıyla kullanılan TCA-Kimyasal Peeling yöntemi, kullanım basitliği ve ekonomik ve zamansal açıdan sunduğu fırsatlarla artık ülkemizde de kullanımı giderek yaygın bir hal almaktadır.  Ev koşullarında kişinin kendi başına uygulayabileceği kadar kolay olan TCA peeling çatlak tedavisinde , çatlağın bulundugu deri bölgesini içeriğindeki asit sayesinde yakarak, katmanlar halinde soyar ve çatlağın yaşandığı derinliğe kadar inerek kolajen hücrelerini ve elastin lifleri uyararak, yeni deri olumunu tetikler.

Ancak bu uygulama yönteminden önce çatlakların oluşumu ve ortaya çıkış biçimlerine kısaca bir göz atmakta fayda var.  Çatlaklar konusunda uzman bir blog olan kadininyeri.org sitesinden bir alıntı yapacağım size.

Genital Siğil Tedavisi ve TCA Uygulaması


Son dönemlerde giderek atran bir rahatsızlık olarak ortaya çıkan genital siğiller ve Hpv vürüsünün tedavisi sürecinde etkili bir yöntem olarak ortaya çıkan TCA uygulaması hakkında derlediğimiz yazımızın yararlı olmasını diliyoruz. İyi okumalar. 



Genital Siğil Tedavisi ve  TCA Ugulaması




Trichloroacetic Acid’in kısaltması olarak TCA laboratuar ortamında hazırlanan bir asit türevi olmakla beraber,  dövme silme, yara izi geçirme , jilet ve faça izi geçirme , dermatit sorununa çözümde kullanılmakla beraber, çatlak ve cilt kırışıklıkları sorunlarını geçirmede de kullanılmaktadır. Diğer yandan TCA son zamanlarda HPV virüsünden kaynaklanan genital siğil tedavisinde de kullanılmaktadır. Hpv virüsünün her ne kadar cinsel ilişki yoluyla yayılma sürecinin özellikle son zamanlarda artığı bir çok kaynakta dile getiriliyor olsada, virüsün biçim ve yayılma yöntemlerinin her virüs gibi kendini evrimleştirdiği ve dokunun temas ettiği her noktadan bulaşma riskinin de artığı düşünülecek olursa, bu hastalığa karşı bilincinde gerçekçi ve doğru temeller üzerinden oluşturulması gerektiğinin vurgulanması çok önemlidir.  Son dönemlerde HPV tanı ve teşhisinin arttığı ülkelerde bu bağlamda yeni tedavi unsurlarının geliştirildiğinden bahsetmek mümkün iken , bu zamana kadarki en etkili tedavi yöntemlerinden biri olarak TCA asit uygulaması neredyse 50 yılı bulan bir zamandan beri kullanılmaktadır.

Erkeklerde Genital Siğil Tehlikesi

 

Erkeklerde görülen genital siğil veya HPV virüsü hakkında hazırladığımız yazımızda sizlere ; HPV hakkında bilgiler verdikten sonra , erkeklerde genital siğilden, erkeklerden genital siğilden tanısı ve belirtilerinden , genital siğil tedavisinden ve genital siğil tedavisinde TCA kullanımından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 

HPV Nedir?

Genital siğillerin oluşması tamamen cinsel yolla bulaşan virüslerden dolayıdır. Bu virüs, Humman Papilloma Virüs (HPV) olarak isimlendirilen insan papilloma virüsüdür.


Genital siğiller, bu virüsün DNA’ya yerleşmesi ile oluşurlar.  Diğer yandan hemen ortaya çıkmayan genital virüslerin  kulukça sürüleri ile de ortaya çıkma durumları değişmektedir. 

HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna sebep olan bir virüstür. HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer alır. Cinsel  ilişkilerden korumasız sex yapan bireylerde daha çok görülmektedir.  Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur.


ALFA-HİDROSİ ASİT (AHA) PEELİNG

 
Bir çok cilt sorununa karşı çözüm amaçlı kullanılan peeling yöntemlerinde asıl amaç cildin yenilenmesini sağlayarak ciltteki problemlerin giderilmesi amaçlanır. Sizlere bu yazımızda alfa-hidroksi asit peeling hakkında bilgiler vereceğimiz yazımızın yararlı olmasını umuyoruz. 

Alfa-Hidroksi Asitler (AHA) Nedir ? 



Alfa-hidroksi asitler (AHA), besin maddelerinin içerisinde bulunana doğal asitlerdir. Bu gruba dahil asitlerin çoğu meyvelerden elde edildiği için "meyve asitleri" olarak da adlandırılır.  Alfa-hidroksi asitler  grup birçok meyve asiti ihtiva eder ve bugün en yaygın kullanılanı şeker kamışı suyunda doğal olarak bulunan glikolik asittir.

(AHA) Alfa-hidroksi asitler ’ler glikolik, laktik, sitrik, malik, mandelik ve tartarik asitlerdir. Bunlardan glikolik, malil, sitrik ve laktik asit birçok meyvede doğal olarak bulunurlar. Glikolik asit topikal olarak uygulanması en basit ve daha etkili olan doğal asittir. 

Ancak şeker kamışının dışında Alfa-hidroksi asitler kategorik olarak  aşağıdaki doğal ürünlerde bulunurlar; 


  • Laktik asit - domates ve  süt 
  • Glikolik asit - şeker kamışı 
  • Oleik asit - zeytin ve zeyin yağı 
  • Malik asit - Elma ve elma sirkesi  
  • Tartarik asit - üzüm ve üzüm sirkesi 
  • Sitrik asit - limon, narenciye, ananas 
  • Asetik asit -olgunlaşmamış üzüm  


6 Eylül 2017 Çarşamba

Saç Bakımı İçin İpuçları


Uzun veya kısa, düz veya kıvırcık her kadın saçlarını bakımlı olması için çaba göstermektedir. Fakat saç bakımında yapılan genel hataları önlemek ve daha sağlıklı bir saç bakımı sağlamak için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Sizlere saç bakımınız hakkında aşağıda bazı ip uçları vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Saç Bakımı ve Saç Yıkama 


Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır. Saçları temizlerken kullanılan ürünlerde oldukça önemlidir. Daha çok köpürmesinden kaynaklı paraben ve SLS içeren ürünler tercih edilse de bu maddeler saç sağlığı açısından zararlıdır. Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulanmalıdır.Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır. Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur. Ayrıca saçları yıkarken ılık su kullanılmalıdır. Sıcak su saç tellerine ve saç dersine zarar verebilmektedir. 

Gebelikte Görülen Diş Eti Sorunları


Gebelik döneminde her hastalıkta olduğu gibi diş eti sorunlarında da panik yapılmaktadır. Bunun sebebi gebelik döneminin hassasiyetidir. Bundan kaynaklı sizlere gebelik döneminde meydana gelen diş eti sorunlarından ve  diş sağlığından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Gebelikte Meydana Gelen Diş Eti Sorunları



Genel anlamda gebelik döneminde hastalıklara karşı  duyarlılık artmakla beraber diş eti sorunlarına karşı ayrıca bir duyarlılık başlar.  Diş ve diş eti hastalığı özellikle gebelik döneminde anne adaylarına büyük sıkıntılar yaşatabilmektedir.  Hamilelik döneminde hormon değişimleri  hat safhadadır. Bu hormonların değişimi, diş eti hastalıklarına yol açabilmektedir. Bu süreçte daha dikkatli olup daha temiz ve sağlıklı bir şekilde diş bakımı yapmalı ve dişleri düzenli temizlemeliyiz. Diş hastalıkları git gide artarken diş sağlığına pek fazla önem verilmemesi ve  doktor kontrolüne en son gidilmesi en büyük yanlışlıklardandır. Özellikle dişlerin bir çok organımızı etkilediği düşünülürse özellikle gebelik döneminde diş doktoruna görünmek ayrı bir önem arz etmektedir. 



Dolgun Saçlara Sahip Olmanın İpuçları

Saçlarınızın doğal ve sağlıklı görünmesi için size bir yazı hazırladık yazımızda  öncelikle saç kesiminden ve saç kesim şekillerinden bahs...