31 Temmuz 2017 Pazartesi

Güneş Sonrası Cilt Bakımı


Özellikle yaz aylarında cilt fazlasıyla yıpranmaktadır. Bundan kaynaklı güneş koruyucular oldukça önemlidir. Güneşin UV ışınlarından sadece kendinizi değil bebeğinizi de korumanız gerekmektedir. Ayrıca yazımızda solaryumun zararlarına da değineceğiz. Son zamanlarda trend olan bu durum hakkında bilgi vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Güneşten Korunma ve Cilt Bakımı 



Seneler içinde güneşle ilgili farklı yaklaşımlara tanık olduk. Örneğin 50’li yıllarda bronz ten, sağlıklı olmanın göstergesi kabul edilirdi. Oysa bugün biliyoruz ki bronzlaşma, derinin UV ışınlarından korunmak için melanin denilen pigmenti daha fazla üretmesiyle meydana gelmektedir.  Diğer yandan güneşe fazla maruz kalma cilt kanserine neden olmaktadır ve  güneş lekeleri denilen bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Her yaşta güneşten korunmak, güneş ışınlarının erken ve geç dönem zararlı etkilerini engeller. Yaşam boyu aldığımız toplam güneş ışınının çoğunluğunu yaşamın ilk 20 yılında depolarız. Güneşe bağlı olumsuz sonuçlarsa yıllar sonra oluşur. Bu nedenle çocukluk çağında güneşten korunmak çok önemlidir. Güneş koruyucular tüm yaş gruplarında güvenle kullanılan ürünlerdir. Altı aydan küçük bebekler için titanyum dioksit içeren güneş koruyucular daha az tahriş yaptıkları için tercih edilmelidir. Yaz aylarında vücudumuzu güneş, deniz ve kumun olumsuz etkilerinden korumanın yolu güneş sonrası bakım ürünleriyle cildimizi rahatlatmaktır.

Güneş sonrası bakımı cildimizin korunması için büyük önem taşımaktadır. Kum ve denizin olumsuz etkilerine rağmen tırnak ve saç bakımı da yaz aylarında güzellik ve sağlık için dikkat edilmesi gereken konulardandır. Tatil haricinde yaz ve hatta kış aylarında günlük bakım kremini koruma faktörlü seçmek yapacağımız en temel korunma yöntemi olacaktır. Özellikle tatilde doğru seçim ile aldığımız güneş kremi cildimizi  hem güneşin etkilerinden hem denizin etkisinden kurtaracaktır. Ayrıca akşamları cilt bakım kremleri kullanılabilinir. Cildi yatıştıracak ve uzun süreli nemlendirme sağlayacak bakım kremleriyle duş sonrasında cildinizi koruyabilirsiniz.


Güneş Koruyucu Özellikleri 


Güneş kremlerinin üzerinde yazan SPF değerleri yeterli miktarda güneş kremi sürüldüğünde yani ideal miktarda elde edilecek değerdir. Örneğin; etiket bilgisindeki SPF değeri elde etmek için en az yarım tatlı kaşığı güneş kremi yüz bölgesine sürülmelidir. Daha az uygulama SPF 30 olarak bildirilen değerin ciltte SPF 7’lik bir etki göstermesine yol açar. Bu sebeple  güneş kremlerinde bol miktarda kullanın ibaresi bulunmaktadır.  Az sürmek ya da uygulamayı tekrarlamamak, ciltte oluşturulan SPF değerinin çok düşmesine yol açar. SPF 50 olan güneş kremi az uygulandığında ciltteki SPF koruma değeri SPF 2.7’ye kadar düşmektedir. ideal bir güneş koruyucu ; 

  • Kokusuz ve renksiz olmalı
  • Suya ve terlemeye dayanıklı olmalı
  • Tahriş edici özellikleri olmamalı
  • UVA ve UVB’ye karşı koruyucu olmalı
  • Koruyucular güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli ve su, terlemeyle etkinliğinin azalacağını düşünerek dört saat arayla yenilenmelidir. 


Deri tipinize göre koruyucu seçmeniz önemlidir. UV ışınlarının deride oluşturduğu etkiler deri tiplerine göre değişiklik gösterir. Etkiler, derinin melanin miktarı ve güneşe maruz kaldıktan sonra melanin üretebilme kapasitesine göre değişir. Hem akut etkiler hem de kronik etkiler açık tenli cilltlerde daha fazla görülür.

Güneş kremi cilt tiplerine göre sürülmelidir. Standart olarak beş tip deri vardır;
1. cilt tipi; kolay yanar, asla bronzlaşmaz.
2. cilt tipi; seyrek olarak bronzlaşır.
3. cilt tipi;  hafif yanar, genellikle bronzlaşır.
4. cilt tipi; çok nadiren yanar, her zaman iyi bronzlaşır.
5. cilt tipi;  asla yanmaz güneşe duyarsızdır, siyah  tenlerde görülür.

Bebeklerin Güneşten Korunması 


  • Bebek ve çocuklara özel güneş koruyucular ile Güneşin UVA ve UVB ışınlarından korunmalıdır. Çünkü ciltleri daha hassastır
  • Suda geçen aktiviteler nedeniyle suya uzun süre dayanıklı koruyucular tercih edilmelidir.
  • Güneşe çıkmadan 10 - 15 dakika önce güneş koruyucu sürelmelidir.
  • Koruyucu suda geçen aktivitelerden sonra dört saati beklemeden kullanılmalıdır.
  • Güneş koruyucuları  etkisi geçince tekrar sürülmelidir. 
  • Güneş koruyucuyu her yere yeterli miktarlarda sürülmelidir. Yüz bölgesinde bebek ve çocuklar için yarım çay kaşığı, yetişkinler için bir çay kaşığı ürün kullanılmalıdır.


Gebelik Döneminde Güneşlenme ve Güneşten Korunma 

Gebelikte hormonların etkisiyle güneş lekelerinin arttığı, özellikle son aylarında alın, burun ve elmacık kemiklerinin üstünde ortaya çıkan kırmızılığın (yani gebelik maskesi) belirginleştiği dönem olarak bilinmektedir. Gebelik dönemlerinde  anne adayı güneşlenme ile fazla su kaybeder. Yazın aşırı sıcaklar ve güneş, bol miktarda sıvı kaybına, bu durumun da güneş çarpmasına yol açması ihtimali daha sıktır. Fazla sıvı kaybı, bebeğe giden kan miktarını azaltmaya yol açması sebebiyle oldukça önemlidir. Bu nedenle hamileler, bu günlerde sıvı alınımı normalin en az iki katına çıkarmalıdır. En az 40 faktör korumalı güneş kremleri kullanılmalı, 45 dakika güneşlendikten sonra bir saat gölge bir alanda durulmalıdır. 

Solaryum Tehlikeli Midir ? 


Solaryum doğru yapıldığında dair güneş ışınlarının yapay halinin deriye verilmesinden kaynaklı yine de zararlıdır. Ayrıca fazlası cilt kanserine neden olur.  Çocukken fazla güneşe maruz kalmanın daha sonraki yıllarda melanom, bazal hücreli kanser gibi habis deri hastalıklarının gelişiminde rolü olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Bu etkileri bildiğimize göre sadece hoş görünmek için güzellik merkezine gidip UV etkisine maruz kalmak ne derece doğru olduğunu siz düşünün. 

Özellikle bronz tene sahip olmak moda olan günümüzde güneş ışınlarına kıyasla güvenli olduğu iddia edilen solaryumun yasalara göre sadece UVA vermesi gerekirken UVB salınımı da yapabildikleri ve ayrıca UVA’nın yüksek yoğunluğunun da tamamıyla zararsız olmadığı bir gerçektir. Birçok bilimsel araştırma özellikle 35 yaş öncesi yoğun kullanımda daha sonraki yıllarda deri kanseri oluşma riskini artırdığını göstermiştir.

Solaryuma girmek isteyen kişiler çoğunlukla açık deri tipine sahip, güneşte zor bronzlaşan, güneş yanığı geliştirebilecek kişiler olduğu ve bu nedenle yapay bronzlaşmayı tercih ettikleri için risk faktörlerinin zaten ne kadar yüksek olabileceği ortadadır. Buna rağmen günümüzde solaryuma olan ilgi giderek artmakta ve gençlerde özellikle bu ilgi yayılmaktadır. Güneş ışınlarına ve solaryuma karşı yazılan bir çok yazı etkisini gösterememekte , moda sağlıktan daha önce gelmektedir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dolgun Saçlara Sahip Olmanın İpuçları

Saçlarınızın doğal ve sağlıklı görünmesi için size bir yazı hazırladık yazımızda  öncelikle saç kesiminden ve saç kesim şekillerinden bahs...