15 Temmuz 2017 Cumartesi

Gebelik ve Riskler


Gebelik ve çocuk sahibi olmak bir çok kadının hayalinde olan bir şeydir. Fakat gebelik döneminde annenin ve bebeğin sağlığı için dikkat edilmesi gerekmektedir. Çünkü gebelik döneminde de bir çok risk faktörü bulunmaktadır. Bu yazımızda gebelik dönemindeki risklere değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Gebelik ve Riskler



Garantili bir süreç olmasa da  hamile kadınların büyük çoğunluğu zamanında ya da yakın bir zamanda sağlıklı, normal bebekler doğururlar.Ancak bazı faktörler  bebeğin ve annenin sağlığını etkilemektedir. En genel ifadeyle bu risk faktörleri arasında ; 

  • Plasenta (bebeğin eşi) ile ilgili sorunlar 
  • Erken doğum yapılması 
  • Zarların erken açılması ve bebeğin suyunun gelmesi 
  • Bebeğin geç doğması gibi anneye bağlı riskler görülebilmektedir. 

Ayrıca ;
  • Bebek anormal bir şekilde doğabilmektedir. 
  • Bebeğin gelişiminde aksaklıklar çıkabilmektedir ve çoğul gebelik durumu oluşabilmektedir. 







Gebelikte Risk Faktörleri 


Yaş özel bir dikkat gerektiriyor, çünkü günümüzde birçok kadın hamileliği 30'lu, hatta 40'lı yaşlara erteliyor.  Bu durumun dolaylı bir etkisi bulunmaktadır.35 yaşından büyük kadınlarda şeker ve yüksek tansiyon gibi durumlar genç kadınlara göre daha sık ortaya çıkmaktadır. Düşük ve ölü doğum oranı biraz daha yüksektir. Erken doğumu gerektiren nadir bir durum olan plasenta previa yaşlı annelerde daha yaygındır.Doğum sancıları da ilk kez anne olan daha yaşlı kadınlarda biraz daha uzun sürmektedir. 


Diğer yandan genç yaşlardaki kadınlar da hamilelik komplikasyonları açısından yüksek risk altındadırlar. Genç annelerin kendilerine dikkat etmeye daha az özen gösterdikleri düşünüldüğünde, risk tamamen yaşla ilişkili olmayabilir. Bu genç kızlar yetersiz diyetler uygulamakta, doğum öncesi bakıma pek az ilgi göstermekte ya da hiç göstermemektedirler; sonuç olarak preeklampsi ve eklampsi sık sık toksemi olarak adlandırılan, potansiyel olarak öldürücü bir durum daha fazla görülmektedir. Genç yaşlardaki hamile kadınların da düşük, rahim içi büyüme geriliği, ölü doğum ve erken doğum oranları birkaç yaş daha büyük kadınlara göre daha yüksektir.

Yetersiz diyet doğum kilosu düşük bir bebek doğurma riskinizi arttırır, bu bebeği enfeksiyona, hastalığa ve ölüme daha açık hale getirir. Yeterli kilo alamamak, bebeğinizi kötü bir şekilde etkileyebilir. Doktorların çoğu ortalama olarak 11 kilo alınmasını tavsiye ediyor. Yaşamınızın büyük kısmında kötü beslendiyseniz, hamilelik sırasında uygulanan iyi beslenmeye rağmen bebeğiniz bunun etkilerini hissedebilir.

Sigara ve alkol  içenlerin bebekleri daha küçük olma eğilimindedir. Ayrıca, sigara içen bir kadında düşük ya da ölü doğum riski sigara içmeyen bir  kadına göre çok daha fazladır. Alkol, gelişmekte olan bebekte anormal değişikliklere yol açabilir. Fetal alkol sendromu, doktora içki alışkanlıklarının daha ılımlı olduğunu söyleyen annelerin bebeklerinde de ortaya çıktığı bilindiği halde, en fazla alkoliklerin ve aşırı içenlerin bebeklerinde görülmektedir. Bu bebeklerde yüz anormallikleri, kol, bacak ve kalp kusurları görülmektedir. Hatta bebeklerde gelişim geri kalmakta ve sakat doğma ihtimali de artmaktadır. 

Kafein; kahve, çay, çikolata ve kolada bulunan bir uyarıcıdır. Çok kahve tüketen kadınların bebekleri ortalamadan biraz daha küçük olma eğilimindedir. Ancak bu kadınlar genellikle sigara da içtikleri için, kafeinin düşük kilodan sorumlu olup olmadığı bilinmemektedir.

Bir çok kişi bebeğinin cinsiyetini öğrenmek ister ve bundan kaynaklı rötgen çektirmek isteyebilir. Fakat bu radrasyon yaydığı için bebeğe zarar verecektir. Doktorlar artık röntgenin cenin üzerindeki potansiyel tehlikelerinin tamamen farkındadırlar. Ayrıca, donanım daha az radyasyonu gerekli hale getirecek şekilde geliştirilmiştir. Bu faktörler birleşerek, hamile bir kadının röntgen muayenesi gerektiren tıbbi bir sorunu olduğunda, röntgen muayenelerini güvenli hale getirmişlerdir.

Hamileyseniz, diş, baş ya da kol ve bacaklar için röntgen çektirmeniz güvenlidir. Modern teknikler karnınızı korur ve vücudunuzda röntgene maruz kalan tek kısım röntgenin odaklandığı bölge olur.

Doğum kusurları tüm yeni doğanların yüzde 2 ile 3 ünde ortaya çıkmaktadır. Bazı kusurlar annenin yaşıyla ilişkilidir. Örneğin, 30 yaşındaysanız, mongol bir bebeğe sahip olma şansınız 885 de l dir, ama 40 yaşın üzerindeyseniz olasılık 109 doğumda l dir.


Son olarak eğer annede herhangi bir rahatsızlık varsa bu durum bebeğin sağlıklı doğmamasına veya bu rahatsızlığın bebeğe genetik olarak geçmesine neden olabilmektedir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Saç Bakımı İçin İpuçları

Uzun veya kısa, düz veya kıvırcık her kadın saçlarını bakımlı olması için çaba göstermektedir. Fakat saç bakımında yapılan genel hataları ...