31 Temmuz 2017 Pazartesi

Güneş Sonrası Cilt Bakımı


Özellikle yaz aylarında cilt fazlasıyla yıpranmaktadır. Bundan kaynaklı güneş koruyucular oldukça önemlidir. Güneşin UV ışınlarından sadece kendinizi değil bebeğinizi de korumanız gerekmektedir. Ayrıca yazımızda solaryumun zararlarına da değineceğiz. Son zamanlarda trend olan bu durum hakkında bilgi vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Güneşten Korunma ve Cilt Bakımı 



Seneler içinde güneşle ilgili farklı yaklaşımlara tanık olduk. Örneğin 50’li yıllarda bronz ten, sağlıklı olmanın göstergesi kabul edilirdi. Oysa bugün biliyoruz ki bronzlaşma, derinin UV ışınlarından korunmak için melanin denilen pigmenti daha fazla üretmesiyle meydana gelmektedir.  Diğer yandan güneşe fazla maruz kalma cilt kanserine neden olmaktadır ve  güneş lekeleri denilen bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Her yaşta güneşten korunmak, güneş ışınlarının erken ve geç dönem zararlı etkilerini engeller. Yaşam boyu aldığımız toplam güneş ışınının çoğunluğunu yaşamın ilk 20 yılında depolarız. Güneşe bağlı olumsuz sonuçlarsa yıllar sonra oluşur. Bu nedenle çocukluk çağında güneşten korunmak çok önemlidir. Güneş koruyucular tüm yaş gruplarında güvenle kullanılan ürünlerdir. Altı aydan küçük bebekler için titanyum dioksit içeren güneş koruyucular daha az tahriş yaptıkları için tercih edilmelidir. Yaz aylarında vücudumuzu güneş, deniz ve kumun olumsuz etkilerinden korumanın yolu güneş sonrası bakım ürünleriyle cildimizi rahatlatmaktır.

Güneş sonrası bakımı cildimizin korunması için büyük önem taşımaktadır. Kum ve denizin olumsuz etkilerine rağmen tırnak ve saç bakımı da yaz aylarında güzellik ve sağlık için dikkat edilmesi gereken konulardandır. Tatil haricinde yaz ve hatta kış aylarında günlük bakım kremini koruma faktörlü seçmek yapacağımız en temel korunma yöntemi olacaktır. Özellikle tatilde doğru seçim ile aldığımız güneş kremi cildimizi  hem güneşin etkilerinden hem denizin etkisinden kurtaracaktır. Ayrıca akşamları cilt bakım kremleri kullanılabilinir. Cildi yatıştıracak ve uzun süreli nemlendirme sağlayacak bakım kremleriyle duş sonrasında cildinizi koruyabilirsiniz.

Cilt ve Saç Bakımı


Güzelliğimizi yansıtan saçlarımız ve cildimiz dış etkilerden kaynaklı yıpranmaktadır. Bundan kaynaklı saçlarımızı  ve cildimizi devamlı korumanız gerekmektedir. Saçları ve cildi korumanın en önemli yolu da doğru bir saç bakımı ve cilt bakımından geçmektedir. Bu yazımızda bundan kaynaklı cilt ve saç bakımından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Saç Bakımı

Cilt bakımı hakkında genel olarak yapmanız gerekenler aşağıda sıralanmıştır. 


  • Saçları düzenli yıkamanız gerekmektedir. 
  • Sülfat veya paraben içermeyen şampuanlar kullanmanız gerekmektedir. Sülfatlar, şampuanları köpükleştiren kimyasal maddelerdir. Parabenler, uzun süre kullanıldıktan sonra tahrişe ve göz problemlerine neden olan koruyucu maddelerdir.
  • Saç tipinize uyan saç kremi kullanın. 
  • Saçlarınız için lavanta veya çay ağacı yağı kullanın 
  • Çok fazla protein içeren saç bakım ürünlerini kullanırken dikkatli olun. Çok fazla protein saçınızı kurutabilir ve kırılganlık hissi verebilir. Protein, sağlıklı saçların yapı taşı iken fazla kullanımı zarar verebilmektedir. 
  • Saçlarınızı  elma sirkeli su  ile haftada 3 kez durulayın.
  • Saçlarınızı nemlendirin. 
  • Saçları doğal olarak kurutun. Duştan çıktıktan sonra saçlarınızı pamuklu bir havlu ile sarın ve doğal kurumaya bırakın. 
  • Saçınızı fırçalamak, büyümeyi destekleyen folikülleri uyarır, ancak çok sık fırçalamaya devam ederseniz, saç tellerinize zarar verebilir ve saçak ve  kırılmalarına neden olabilirsiniz. 
  • Saçlarınızı düzenli olarak kesin. Saçlarınızın düzenli kesimi  kırıklıklarını da giderilmesini sağlayacaktır.
  • Saçınızı doğal olarak şekillendirin kimyasal ürün içeren saç düzleştirme işlemleri kullanmayın. Özellikle formaldehit içeren düzleştirme işlemleri kansere neden olmaktadır. 

Cilt Lekelerinden Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?


Cilt lekelerinden kurtulmak için yapmanız gerekenler hakkında hazırladığımız bu yazımızda; cilt lekelerinden kurtulma yollarına değineceğiz. İyi okumalar dileriz.  

Cilt Lekeleri Nedeni






Cilt renginin bozulması, normalde herhangi bir bölgede aşırı üreten melanin adı verilen cildin doğal pigmentasyonunun bir sonucudur. Bu renk değişikliği cildin en üst katmanını etkiler ve sizi kahverengi lekelere maruz bırakmaktadır. Melanin aşırı üretimin en büyük sebebi aşırı güneş ışınlarına (UV) maruz kalmaktır. Ayrıca yanlış diyet, karaciğer sorunları ve hazımsızlıkta cilt renginin değişmesine neden olmaktadır.  Cilt lekelerinden kurtulmak için ciltte meydana gelen lekelenme nedenlerini bilmek ve bir daha cilt lekelerine maruz kalmamak gerekir. 

Günlük Cilt Bakımı


Cilt sağlığı oldukça önemli bir konudur ve cilt bakımında cilt sağlığı için olmazsa olmazlardandır.  Bu yazımızda günlük cilt bakımı rutininden , yağlı cilt , kuru cilt  ve karma cilt bakımında da bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 





Günlük Cilt Bakımı Rutini Nasıl Olmalıdır? 



Cilt bakımı için ilk önce cildinizi tanımalısınız. Hangi cilt tipine sahip olduğunuzu bilmek cilt bakımında size avantaj sağlayacaktır. Cilt tipinizi bilmeniz ; 
  • Cilt tipine uygun ürünleri seçmenizde yararlı olacaktır. 
  • Çevreden  kaynaklı ve cildin kendi yapısından kaynaklı cilt yüzeyinde biriken ölü deri hücrelerini temizlemeniz gerekmektedir. 
  • En hafif temizlemeyle bile bozulabilen cildin üst tabakasındaki doğal nemlendirme sistemlerinin nemlendiricilerle takviye edilmesi gerekir. Genel kural olarak da nemlendiricilerin yüz ve vücut halen nemliyken kullanılması vücuttaki nemi hapsetmek açısından önemlidir.
  • Güneşin UV ışınlarının verdiği hasarı önlemek için güneşten koruyucu kremler kullanmak gerekir.
  • Normal cildin bilhassa foto yaşlanma ve hasarı için tedavi edici ürünlerin kullanılması uygundur.


Erkeklerde Cilt Bakımı


Cilt bakımı genelde kadınlar ile ilişkilendirilse de erkeklerde de cilt bakımı oldukça önemlidir. Özellikle düzeni tıraş olan erkekler için yüz cildi bakımı aksatılmamalıdır. Bundan kaynaklı bu yazımızda sizlere erkek cilt bakımının nasıl yapılması gerektiğini ve erkek cilt bakımında dikkat edilmesi gereken hususları aktaracağız.  








Erkek Cilt  Bakımı Nasıl  Yapılır ? 

Cilt ve saç bakımında artık erkeklerde kadınlar kadar dikkat etmektedirler. Bundan kaynaklı günümüzde erkekler içinde kozmetik ürünleri bir hayli artmaktadır. Erkekler cilt bakımları söz konusu olduğunda kadınlara oranla daha şanslılar. Çünkü ciltleri kadınlara nazaran daha az özen gerektirir. Aslında erkeklerin zorunlu olmadıkça kişisel bakım ürünlerine rağbet etmediklerini görebiliyoruz.

Erkek cildinin yapısı kadınınkinden farklıdır. Sebum salgılanması erkeklerde daha fazla. Ergenlik döneminde başlayan sebum salgılanması, yetişkinlik çağında maksimum seviyeye ulaşıyor, 60 yaşından itibaren de azalarak, cildin kurumasına yol açıyor.

Cilt temizliği demek cildi nemlendiren etkilerden tamamen kurtulmak demek değildir. Kendi koruyucu ve nemlendirici üst tabakasından mahrum bırakılan cilt kendini saldırıya uğramış hissedecek ve daha çok salgı üreterek bu saldırıya karşı koymaya çalışacaktır.

Tıraş cildi yıpratan bir süreçtir. Özellikle sivilce oluşumu olan bölgelerde kanamalara ve yararlara neden olur. Tıraş esnasında özen gösterilmezse yüzün ter ve sebumdan oluşan koruyucu tabakasından mahrum edilen cilt gerginleşir, soğuğa karşı dayanıksızlaşır ve kuruyarak dayanıklılığını ve gerginliğini kaybeder. Bu nedenle erkeklerin de ciltlerine özen gösteren temel bakım alışkanlıkları edinerek bunu sürdürmeleri ciltlerine ömür boyu genç görünüm sağlayacaktır.

Deri katmanları içerisinde bulunan bezlerden salgılanan sebum, cildi koruyucu etkisi olan bir nem ve yağ tabakası oluşturuyor. Ancak sebum salgılanmasının bazı yan etkileri de var. Sebum, porların genişlemesine ve burun kanatlarının iki yanında küçük siyah noktacıkların, minik yağ keseciklerinin oluşmasına sebep oluyor. Erkeklerin ciltleri ile ilgili en büyük estetik kaygılarından biri de işte bu nokta ve keseciklerdir.

Gebelikte Çatlaklar ve Cilt Bakımı


Gebelik döneminde bir çok komplikasyonun yanı sıra cildinizde de değişimler meydana gelmektedir. Bundan kaynaklı hazırladığımız bu yazımızda öncelikle alıntı şeklinde gebelik döneminde cilt bakım maskelerini size yararlı olması için paylaşacağız. Ardından gebelik döneminde en çok görülen çatlak oluşumunu ve tedavisini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 


Gebelikte Cilt Bakımı


Hamilelik döneminde cilt problemleri artar ve cildin nefes alması önem kazanır. Bu yüzden yatmadan önce cildinizi temizlemeli ve yüzünüze besleyici kremler sürmeniz önerilir. İşte uygulayabileceğiniz bazı bitkisel maskeler:
  • Bir limonu kabuklarıyla birlikte robottan geçirerek püre yapın. İçine biraz su ekleyerek yüzünüze sürdükten sonra 5 dakika bekleyin ve temizleyin. Böylece gözenekleriniz temizlenerek, cildiniz canlanır.
  • Cildinizi temizlemek için bir yumurta sarısı, bir çorba kaşığı susam yağı ve 3 - 4 damla limon suyunu iyice karıştırıp, yüzünüze sürdükten sonra 10 dakika bekleyin.
  • Cildinizin çok çabuk kuruyorsa 5 - 6 tane çileği ezerek sütle karıştırdıktan sonra yüzünüzde 10 dakika bekletin ve bol suyla yıkayın.
  • Cildinizi tazelemek için 1 ölçek bal, 3 - 4 damla limon suyu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağını karıştırıp yüzünüze sürdükten sonra 20 dakika bekleyin ve bol suyla yıkayın.
  • Ferahlık ve arınma hissi için 1 elmayı sütte pişirin ve ezerek püre yapın. Yüzünüzde 20 dakika bekletin ve bol suyla yıkayın.
  • Yağlı ciltler için arındırıcı etkiye sahip salatalık idealdir. Yarım avokado, yarım salatalık, 1 yumurta beyazı ve çok az sütü blenderden geçirin. Buzdolabında biraz soğuttuktan sonra maskeyi yüzünüzde 30 dakika bekletin ve ılık suyla yıkayın.
  • 1 adet muzu biraz sütle püre yaparak yüzünüze sürdüğünüzde, yumuşacık bir teniniz olacaktır.
  • Cildiniz için en ideal koruyucu baldır. 1 limonun suyuna, 3 çorba kaşığı bal ve biraz da gliserin ekleyin. Yüzünüzde 15 dakika bekledikten sonra yıkadığınızda, cildinizi sağlıklı bir şekilde nemlendirmiş olursunuz.
  • Diğer maskeleri haftada bir, bu maskeyi ise ayda bir kez uygulayabilirsiniz.
( kaynak: https://ilkadimlarim.com/post/hamilelik-doneminde-bakim-ve-guzellik-213 )



Diş Bakımı Efsaneleri


Her konuda olduğu gibi diş bakımı hakkında da bir çok kulaktan dolma bilgi efsaneleşmiştir. Bu efsanelerin bazıları doğru olsa da genelde yanlıştır ve diş bakımında dişlere zarar vermektedir.  Bundan kaynaklı bu yazımızda sizlere diş bakımın hakkında bilgi vereceğiz. Ardından alıntı olarak aldığımız bir yazı  ile diş bakımı efsaneleri hakkında gerçekleri ortaya koyacağız. İyi okumalar dileriz. 

Diş Bakımı 

Diş bakımında bazı püf noktaları bulunmaktadır. Fakat diş bakımından önce ağzınızda ve dişinizde herhangi bir rahatsızlık olmadığına emin olmak ve diş bakımına daha sonra devam etmek gerekir. Bunun içi bir diş hekimine görünmeniz gerekmektedir.  Daha sonra diş bakımına rahatlıkla geçebilirsiniz. Diş bakımı için ;

  • Dişlerinizi düzenli fırçalamanız
  • Antibakteriyel ağız gargaraları kullanmanız
  • Dişlerinize florür içeren diş macunları almanız
  • Beslenmenize dikkat etmeniz 
  • Karbonhidrat ve şeker az tüketmeniz
  • Kahve, sigara , çay tüketimini azaltmanız gerekmektedir. 


Evde Diş Beyazlatma


Diş sağlığı oldukça önemli bir konudur. Beyaz dişler ise diş sağlığının göstergesi olmanın yanı sıra , güzel bir görünümünde simgesidir. Bu yazımızda evde diş beyazlatma hakkında bilgi vereceğiz. Diş temizliğinizi ve diş beyazlatma ürünlerini yazacağımız yazımızda bitkisel diş beyazlatma yöntemlerine de değineceğiz. İyi okumalar. 



Evde Diş Beyazlatma



Dişlerimiz yediklerimizden ve içtiklerimizden özellikle çay ,sigara ve kahve tüketiminden dolayı sararmaya başlar. Dişlerimizi hem kendi açımızdan hem de diğer kişiler tarafından hoş karşılanmalıdır. Bu nedenden dolayı evde olan malzemeler ile de dişlerimizi beyazlatabiliriz. Diş beyazlatıcı macun, karbonat, sofra tuzu, gliserin diş beyazlatmasında kullanılan malzemelerdir Gliserin dişlerde olan mikropları temizleyerek, dişleri temizlemektedir. 

Diş Çürümesi Önlenebilir Mi?


Diş çürümesi  hakkından hazırladığımız yazılarımızda dişlerin neden çürüdüğünden bahsedeceğiz. Diş çürümesi nedenleri dişlerinizin nasıl koruyacağınız hakkında önbilgi olacaktır. Ayrıca diş çürümesi engelleme yollarına değinerek diş sağlığınıza katkı sağlamayı amaçlamaktayız. İyi okumalar dileriz. 




Diş Çürümesinin Nedenleri

Diş çürümesinin genel nedenleri arasında ; 

  • Yetersiz ağız hijyeni,
  • Yetersiz florür alımı,
  • Sık beslenme,
  • Karbonhidrat ağırlıklı beslenme,
  • Bazı hastalıklar ve bazı tedaviler çürük oluşum hızını arttırır. ( Kaynak: http://www.gizemarslanoglu.com/dis-curugu-onlenebilir-mi.html )




Diş Çürümesi Engelleme Yolları Var Mıdır? 



Ağızdaki katı dokular ve dişler üzerinde, bakterilerin dişe tutunmak için salgıladıkları dekstran ismindeki yapışkan madde ve yiyecek artıklarından oluşan bakteri plağı olarak adlandırdığımız bir tabaka bulunur. Plağın içindeki bakteriler, ufak yiyecek artıklarını sindirerek organik asitleri açığa çıkarırlar. Bu asitler, dekstran  sebebiyle  dişlere zarar vermektedir ve diş çürümelerine neden olmaktadır. 

20 Yaş Dişi Hangi Durumlarda Tehlikeli


20 yaş dişi bazı durumlarda ciddi rahatsızlıklar ve ağrı yaratabilmektedir. Bundan kaynaklı 20 yaş dişinin hangi durumlarda tehlikeli olduğunu alıntı alarak aktaracağız. Yazımızın sizlere yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 








20 Yaş Dişi Hangi Durumlarda Tehlikeli



20 yaş dişi hangi durumlarda tehlikeli? Ağızda en son çıkan ve en fazla soruna neden olan 20 yaş dişlerinin ağızda bırakılması mı yoksa çekilmesi mi daha doğru? Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, doğru pozisyonda çıkması ve çevre dokulara zarar vermemesi halinde bu dişlerin yerinde kalmasında bir sakınca olmadığını belirtiyor. Çene kemiği ile kaynaşmış ve anormal pozisyonlu bir dişin ileride yol açacağı sıkıntılar göz önüne alınarak dişin röntgen sonrası çekimine karar verilebileceğini söylüyor.

Mikrobiyal Dental Plak


Mikrobiyal dental plak hakkında hazırladığımız bu yazımızda sizlere diş plağından da bahsedeceğiz. Yazımızın diş sağlığınızda yararlı olması ve ön bilgi olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 

Diş Plağı Nedir


''Diş plağı; diş etrafındaki yumuşak dokuya, diş yüzeyine, dolgu ve protezlere sıkıca yapışan mikrop kümesine verilen addır. Tükürük akımı, dil, dudak ve yanak hareketleri ile mekanik olarak temizlenemeyen bölgelerde oluşan ve bütün bir yapı arz eden diş plağı; tükürük glikoproteinleri ile hücre ve hücre dışı mikrop ürünlerinden meydana gelen organik bir yapıdan oluşur.'' ( kaynak: http://www.saglikmutluluk.net/dis-plagi/)

Mikrobiyal Dental Plak Nedir

Diş çürükleri diş sağlığımızı etkileyen en büyük olaylardan bir tanesidir. Tabiki bu çürümelerin bir ön aşaması da vardır. Diş içerisinde oluşan mikroplar, dişimizde ağrı oluşturacak ve dişimizi çürütüp, diğer dişlerimize de etkileyecektir. Diş çürükleri ve ağrıları vücudumuzun diğer bölgelerine de etkilemekte kalp , damar ve böbreklere kadar zarar verebilmektedir.Diş çürükleri, ağız kokusu, dişeti kanamaları ve erken diş kayıpları vs. gibi sorunların suçlusu geçmişiniz değildir , mikroplardan oluşan ve diş doktorlarının mikrobiyal dental plak dediği şeydir.

Dişlerimizi Nasıl Fırçalamalıyız


Dişlerimiz hem yüz güzelliğimizden kaynaklı hemde sağlığımızdaki etkilerinden kaynaklı doğru bakımının yapılması gereken yerlerimizdir. Diş bakımında en önemli husus ise dişlerimizi fırçalamaktır. Bundan kaynaklı bu yazımızda sizlere dişlerinizi doğru fırçalamayı aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 


Diş Sağlığı

Diş sağlığında en önemli nokta diş fırçalamadır. Fakat sadece diş fırçalamak yetemez dişlerimizin sağlığı beslenmemizle de alakalıdır. Şekerli gıdaların fazla tüketilmesi diş sağlığını bozabilmektedir. Ayrıca diş bakımının düzenli yapılmaması, dişlerdeki kırıkların ve çürüklerin diş doktoruna zamanında gösterilmemesi diş sağlığını bozmaktadır. Dişlerimiz böbreklerden  kalbe bir çok organımızı etkilemektedir. Bundan kaynaklı bakımı oldukça mühimdir. Aşağıda diş fırçalama hakkında geniş bir yazı yer almaktadır. okumanız diş sağlığınız açısından yararlı olacaktır. 

Diş Gıcırdatma


Diş gıcırdatmak dişlere zarar veren bir durumdur. Diş sağlığını aşırı tehlikeye sokmasa diş gıcırdatmanın zararları vardır. Bu yazımızda bundan kaynaklı diş gıcırdatmasına ve diş gıcırdatması tedavisine değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Diş Gıcırdatma (Bruksizm)



Stres diş gıcırdatma sebepleri arasından en önemlisidir. Vücudumuzda, stresin oluşturduğu etkileri görebileceğimiz ilk yer ağız ve diş bölgesidir. Aşırı titiz, hassas, asabi bir yapıya sahip olmak da diş sıkma ve diş gıcırdatma da tesirli bir faktördür.  Diş gıcırdatma genelde uykudayken meydana gelir ve alışkanlık halini alsa bazen kişi tarafından fark edilmez veya durdurulamaz.

Dişlerin dizilimindeki bozukluklar yani malokluzyon, diş sıkma ve diş gıcırdatmanın başka bir nedenidir. Dizilimdeki bozukluklar gelişim sırasında oluşabildiği gibi, fazla sayıda üst yüzeyi aşınmış eski protez ve dolgunun varlığında da gelişebilir.

27 Temmuz 2017 Perşembe

Bitkisel Yağlar


Bitkisel yağlar hakkında hazırladığımız bu yazımızda sizlere A'dan Z'ye bütün bitkisel yağları aktaracağız. Ayrıca bitkisel yağların özelliklerini ve faydalarını da yazacağız. Uzun bir araştırma ile hazırladığımız yazımızın faydalı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 





Bitkisel Yağlar


Yüzlerce bitki ve onlardan elde edilen yağlar arasından sizin için en önemli olabilecekleri seçtik, umarız sıkılmadan okursunuz. Bitkisel yağlar genel anlamada cilt sağlığınızdan tutun da , saç sağlığınıza kadar koruma sağlar. Ayrıca sindiriminizi düzenler, solunum yollarını temizler, vücudunuzu serbest radikallere , virüslere, bakterilere karşı korur. Bitkisel yağlar vitamin içerikleri ve yararlı asitleri ile de sağlığınızı dengede tutar. 



23 Temmuz 2017 Pazar

Sağlıklı Zayıflama


Bu yazımızda size sağlıklı kilo verme yöntemlerinden bahsedeceğiz. Ayrıca sağlığınızı koruma adına hızlı zayıflamanın zararlarına da değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Sağlıklı Kilo Verme 



Diyet ve egzersiz ile kilo vermede en önemli durum sağlıklı ve size uygun olmasıdır.  Bu yüzden sağlıklı diyetler araştırılmalı ve mutlaka diyetisyene danışılmalıdır.  Sizlere burada sağlıklı bir diyeti anlatmak yerien daha çok yapılan hatalar neler onlara değineceğiz. 1000 kalori altındaki diyetler kişi sağlığına zarar veren diyetlerdir.  Kısa sürede ağırlık kaybı sağlar, hızlı kaybedilen ağırlık; yağdan değil kaslardan da gider.  Çeşitli minerallerin kaybı ve kişinin ölümüyle sonuçlanabilir. Ayrıca uzun süre yağsız diyet uygulaması bağırsakları yavaş çalıştırır ve bu da kabızlığa neden olur.

Alt Karın Kaslarında Zayıflama


Bu yazımızda sizlere alt karın kaslarında meydana gelen zayıflama, bu zayıflamanın belirtilerini  ve tedavisini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 



Alt Karın Kaslarında Zayıflama




Karnın alt kısmını dolduran organlar (mesane, rahim ve ince bağırsaklar gibi) kas ve bağlardan oluşmuş bir levha halindeki alt karın tabanı tarafından desteklenirler. Bu kaslar aynı zamanda idrar yolunun mesaneden çıktığı yerin kapanmasına da yardımcı olurlar, bunlar doğum, yaşlanma veya kalıtımsal güçsüzlük gibi sebeplerle uzayıp gevşeyebilirler.  Bu gibi durumlarda iç organlarımız yerinden oynayabilmektedir. Bunun sonucu olarak aşağıdaki belirtiler meydana gelir. 

Göbek Eritme Sırları


Bu yazımızda sizlere göbek eritmek için yapacağınız hareketleri ve diyetinizi açıklayacağız. Göbek eritme işlemi her ne kadar zor olsa da istikrarlı bir program ile güzel bir görünüme kavuşabilirsiniz. İyi okumalar dileriz.



Göbek Eritmek için Diyet ve   Hareket



İnce bir vücuda sahip olduğu halde göbeğinden yakınanlara veya ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar göbeklerini bir türlü eritemeyenlere sıkça rastlarsınız. Çoğu kişi televizyondan gördüğü gereksiz göbek eritme aletleri alarak kandırılmaktadır. Aslında ‘göbek problemi’, kulaktan dolma diyet ve egzersiz yöntemleriyle çözümlenemeyecek kadar önemli bir sorundur.  Bu konuda yapmanız gereken öncelikle daha sağlıklı beslenme ve doğru egzersizler olmalıdır. İstenilen ölçülerde, düzgün ve orantılı bir vücuda sahip olmak ve göbeğinizden kurtulmak için şunlara dikkat etmeniz gerekiyor:
  • Yağlardan kurtulmak için öncelikle kan şekeri seviyesini kontrol altına almanız gerekiyor. 
  • Karbonhidratlar yerine daha çok protein tüketmeniz gerekmektedir. 
  • Vitaminleri bolca almalısınız. Özellikle öğün aralarında elma yemeniz yararlıdır. 
  • Temel olarak üç ana ve üç ara öğün tüketebilirsiniz. Burada amaç, az ama sık yemektir.  
  • Ayrıca mekik ve yarım mekik, squat, yürüyüş , yüzme gibi egzersizler yapmalısınız.


Zayıflamak İçin Pratik Öneriler


Bu yazımızda sizlere göbek nasıl eritilir den bahsedeceğiz. Bunun için sizlere egzersiz ve spor önerileri ile beraber diyet listesi de sunacağız. İyi okumalar dileriz. 



   Göbek Eritmek




Daha çok erkeklerin uyguladığı kas çalışma teknikleri ile göbek yağlarınızdan kurtulmanız mümkündür. Ayrıca  aç kalmanızda  gerekmiyor. Bilakis bol bol vitamin alacağınız için yemek konusunda daha rahat olacak ve spor ile birlikte kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Yapmanız gereken şey ise yarım mekik çekmeniz olacak. Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Zayıflamanın püf noktaları


Blog okurlarımız için hazırladığımız bu yazımızda sizlere sağlıklı kilo vermenin sırlarını ve doğru zayıflama yöntemlerini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 






Sağlıklı Kilo Vermenin Sırları





 Obezite çağımızın sorunlarından biri haline gelmektedir ve bunun en büyük sorumlusu fast food ve hareketsiz yaşamdır. Diyetin kişinin beslenme şeklinin düzenlenmesi ve sağlıklı beslenmesi anlamına geldiğini  unutmadan daha iyi bir diyet nasıl yapılabilir sizlerle paylaşacağız.  Ülkemizde giderek artan kızartmalı yiyecekler ve hareketsiz yaşam diyeti yapanların veya yapmak isteyenlerin sayısını arttırmaktadır. Diyet yaparken kulaktan dolma bilgilerle hareket eden kişiler sağlıklarından olmaktadırlar. Bundan kaynaklı daha doğru kaynaklardan bilgi almak ve size uygun diyeti seçmeniz gerekmektedir. Bunun için öncelikle bir diyetisyen ile görüşmeniz ve kan tahlillerinizi yaptırmanız gerekmektedir.  Böylelikle kişinin sağlık durumu incelenip sosyo-kültürel ve ekonomik durumuna göre belirlenerek uygulanan kişiye özgü diyetten yarar görülebilir. Çünkü diyet, kişiye özgü verilmeli ve uygulanmalıdır. Herkesin kilosu, geçirdiği hastalıklar, vücut yapısı, kan değerleri, tansiyonu farklıdır. Bundan kaynaklı uygulanacak diyette farklı olmalıdır. Örneğin karaciğer yağlanmanız varsa doktor yağlı yiyeceklerden uzak durmanız gerektiğini söyleyecektir. 


 

3 saatte bir yiyerek kilo verin


Blog okurlarımız için hazırladığımız bu yazı son günlerden popüler olan 3 saat diyeti hakkındadır. Sosyal medyadan toparlanarak elde edilen bilgiler derlenmiştir ve size sunulmuştur.3 saat diyetinin avantajları , 1 haftada 1 kilo vermek için yapmanız gerekenler bu yazıdadır. İyi okumalar dileriz. 




3 Saat Diyeti Hakkında




ABD sağlıklı yaşam ve beslenme  tarafından geliştirilen 3 saat diyeti gün geçtikçe popüler olmakta ve daha çok uygulanmaktadır. Aç kalmayarak yapılan bir diyet olmasından kaynaklı oldukça tercih edilir hale gelen diyette 3 saatte bir yemek öğünleri ve  ara öğünler bulunmaktadır. Daha sağlıklı ve az miktarlarda tüketerek vereceğiniz kilolarınızın yanında hafif egzersizlerde ; yürüyüş, bisiklet binme.. bu diyete eklenebilir. 


Pratik Diyet Önerileri


Bu yazımızda pratik diyet önerilerine değineceğiz. Kilo vermek çoğu insan için sıkıntılı bir süreçtir ve bundan kaynaklı sizlere 3 saat diyetini ve sağlıklı diyet önerilerini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 






3 Saat Diyeti


Diyet yapmadan önce gittiğiniz diyetisyenler size basmakalıp diyetler verebilmektedir. Bu basmakalıp diyetler de sizin kilo vermenizi zorlaştırmaktadır. Bunun nedeni aslında yıllardan beri kazandığımız alışkanlıklar.  Fakat daha kolay ve sık yenilen diyet listeleri ile sağlıklı kilo vemeniz mümkündür.  Bundan kaynaklı 3 saat diyeti tam size göredir. 

Egzersiz ve Bağışıklık


Bu yazımızda egzersizin sağlık açısından etkilerine ve bağışıklığımızın nasıl geliştirdiğine değineceğiz. Kronik hastalıklar ve üst solunum yolları enfeksiyonu ile egzersiz arasındaki bağı kuracağız. İyi okumalar dileriz.




Egzersiz ve Bağışıklık(İmmün Sistem)


Sağlıklı yaşamın ve bağışıklık durumumuzu arttırmanın önemli adımlarından biride egzersizdir. Bunun nedenleri ise  sürekli işleyen vücudumuzun dış etkenlere karşı daha aktif savaşmasıdır. Hem egzersizin hem de bağışıklığın birden fazla illiyeti mevcuttur. Bu iki konu birlikte değerlendirildiğinde ise daha sağlıklı sonuçlar alınabilir. Şimdi bu konuyu açarken sporun bağışlılık sisteminde ki etkisine ışık tutacağız.
Egzersiz ve immünoloji alanındaki hızlı gelişmeler spor bilimi, tıp, immünoloji, fizyoloji ve davranış bilimlerinde görevli bilim adamlarının ilgilerini çekmiştir.Spora bağlı immün cevap konusundaki ilgi birçok sebepten dolayı oluşmuştur.Bunlardan ilki sporcuların sağlıklı bir şekilde kalmasını sağlamaktır.  İkinci olarak egzersiz ve bağışıklık konusuna ilgi, toplumun sağlıklı gelişim amacıyla doğan ilgiden de kaynaklanır.

Bağışıklık Sistemi Nedir?


 Blog okurlarımız için hazırladığımız bu yazımızda sizlere bağışıklık sistemi  nedir, bağışıklık sistemin görevleri nelerdir ve bağışıklık sistemi organlarını aktaracağız. İyi okumalar.






Bağışıklık Sistemi Nedir


Vücudumuz salgın hastalıkların yarattığı bakteriler ve virüslerin etkisi altındadır. Ayrıca genel yaşamımızda da bu bakteri ve virüsler çoğu ortamda bulunmaktadır. Genellikle bunlar ağızdan, solunum yollarından kalın bağırsaktan ve idrar yollarından gelir. Kimi zaman gözden de girebilir. Derinin normal olarak koruyucu özelliği sebebi ile bakterilerin deriden girebilmeleri zordur. Ancak derideki çatlak ve yaralar da bakterilerin girmesine neden olabilir. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu hastalık yapabilecek yeterlik ve nitelikte olmasına rağmen vücudumuzdaki bazı koruyucu mekanizmalar bunların hastalık yapmalarını önler.

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Acil Bakım Hemşiresi


Sizler için hazırladığımız bu yazımızda acil bakım hemşiresi hakkında bilgiler vereceğiz. Acil bakım hemşiresinin görevlerini ve yetkilerini aktaracağımız yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 


Acil Bakım Hemşiresi



Teşhis konmamış ve acil girişime gereksinimi olan her yaştaki hasta bireye gerekli hemşirelik bakımının uygulayıcısı olan acil bakım hemşiresi hakkında bilgileri aşağıda bulacaksınız. 

Renal Yetmezlik


Blog okurları için hazırladığımız bu yazımızda renal yetmezlik  , renal yetmezlik tedavisi hakkında bilgi vereceğiz. İyi okumalar. 




Renal Yetmezlik



Bir diyabetikte kalıcı proteinüri gelişmesi böbrek fonksi­yonunda progresif bir kötüleşmenin başladığını gösterir, bu da çok sık olarak hipertansiyonla ilişkilidir. Glome­rüler filtrasyon hızındaki azalma, bir diyabetikten diğeri­ne büyük ölçüde farklılaşır(0.6 ila 2.4 ml/dk/ay, ortalama 1.2 ml/dk/ay); ancak bu, belli bir hasta için son derece lineerdir. Serum kreatininin 180 mol/L olmasıyla ta­nımlanan kronik böbrek yetmezliğinin gösterilmesiyle diürez gereksinimi arasında geçen süre genellikle 2 yıldan kısadır.Kreatinin 180 mol/L’yi aşar aşmaz ya da kreatinin kli rensi 50 ml/dk’nın altına düşer düşmez nefroloji konsül tasyonu endikasyonu doğar.

Fil Hastalarına Umut


Bir çok kişinin sıkıntı yaşadığı ve genelde bacaklarda meydana gelen fil hastalığı hakkında daha önce alıntıladığımız yazının tekrar paylaşılmasını gerekli bulmaktayız. Öncesinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden gelen umut ülkemizde artarak devam etmiştir ve estetik cerrahlar artık hastalığı tedavi etmek için gerekli donanıma sahiptir. Hastalığın tekrar nüks etmesini engellemek adına ise lenf nodullarını alırken dikkat etmektedirler. Umarım yazımız yol gösterici olacaktır. İyi okumalar dileriz. 




Fil Hastalarına Umut

Halk arasında fil hastalığı olarak bilinen ‘lenfödem’ tedavisi için Samsun’dan sevindirici haber geldi.

Türkiye’nin çeşitli illerinde fil hastalığı (lenfödem) nedeniyle yıllardır tedavi olamayan ve umutları tükenmekte olan birçok hasta, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde ameliyat olabileceklerini öğrenmeleri üzerine Samsun’a gelmeye başladı.
Edinilen bilgiye göre, kendisini bacak veya kollarda büyüme olarak gösteren ve halk arasında da “fil hastalığı” olarak bilinen lenfödem, yaygın bir hastalık olmasına karşın hastalar tedavi olacak merkez bulmakta güçlük çekiyor.
Hastalıkları konusunda çare arayan birçok insan bugüne kadar tedavi imkanı bulamazken, OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi onlar için yeni bir umut kapısı oldu.
OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde ameliyat yapıldığı yolunda basında yer alan haberler ve internetten yakınlarının yaptıkları araştırmalar sonucu tedavi olabileceklerini öğrenen hastalar, bunun üzerine Samsun’a gelerek tedavi imkanı aramaya başladı.

Karın Hastalıkları


Bu yazımızda sizlere karın hastalıklarından ve akut apandisitten bahsedeceğiz, Akut apandisit tedavisine de değineceğimiz bu yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 




Karın hastalıkları



Karın  , sindirim sisteminin tamamı ile genital ve üriner (sidik boşaltma) or­ganların hemen tamamının bulunduğu yerdir. Bu bölgede gelişen  hastalığın en büyük belirtileri, karın ağrıları ve kusmalardır. Daha üst taraftaki ağrılar ise bir böbrek veya genital organ rahatsızlığı olabilir. Budan kaynaklı karın hastalıkların özellikle öncesinde geçirdiğimiz rahatsızlıklar varsa doktora acilen danışmak gerekmektedir. 

Peptik Aşı Yeni Alerji Tedavisi


Blog okurlarımız için hazırladığımız bu yazımızda peptik aşı' nın yeni alerji tedavilerindeki etkisinden bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz. 




Peptik Aşı Yeni Alerji Tedavisi



Günümüzde bir çok alerji çeşiti bulunmaktadır ve bu alerjiler bazen ölümcül vakalara yol açmaktadır. Diğerleri ise insanların sosyal yaşamını etkileyecek kadar sıkıntı vermektedir.  Doktorlar ve uzmanlar, alerjiler hakkında yeni tedavi yöntemleri arayışlarını hızla sürdürmektedirler. Çünkü alerji durumu yaygın bir hale gelmektedir. Önümüzdeki süreçler daha iyi ve daha etkili tedavi yöntemleri ve ilaçlar çıkılabileceği söylenmektedir. Ancak bütün alerjiler, tek tedavi sürecinde çözülmeyebilir. Tedavi süreci ve seanslar bu gibi durumlarda devam etmelidir.

Domuz Gribine Karşı Korunmak İçin Öneriler


İnsan sağlığını etkileyen ve bulaşıcı bir hastalık olmasından kaynaklı daha da tehlikeli olan domuz gribi hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktayız. Unutmayınız bu tip hastalıklarda en önemli bilgi alma mercekleri doktorlardır. Biz sadece ön bilgi ve merak gidermek adına domuz gribi belirtilerini ve domuz gribinden korunma yollarına değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Domuz Gribi Nedir



Grip hastalıkları yaygın ve bulaşıcı hastalıklardır. Domuz gribi ise bu hastalıklar arasında en tehlikelisi olanıdır. Bilim dünyasında İnfluenza tip A H1N1 olarak da bilinmektedir.  Belirtileri arasında ise ; 

  • Yüksek ateş 
  • Kusma ve mide ağrısı 
  •  Boğaz ağrısı ve öksürük 
  • Vücutta meydana gelen ağrılar ve baş ağrısı 
  • Yorgunluk, halsizlik bulunmaktadır. 


Domuz gribi temas yoluyla bulaşabilmektedir. Bulaşma yolları ise öksürmek, hapşırmak gibi uzaktan virüsü kapmak yoluyla veya kişiye ait malzemelerin kullanılması ile olur. 

Alerjenler ve Bağışıklık Sistemi


Blog okurları  için hazırladığımız bu yazımızda alerjenlerden ve bağışıklık sisteminden bahsedeceğiz. Ayrıca alerjenlerin gelişimine ve septomlarına da değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 





Alerjenler ve Bağışıklık Sistemi



Alerjenler aslında normal olan bir durumun sağlığınızı olumsuz etkilemesidir. Polenlerden veya hayvan kıllarından kapılan alerjik durum meydana gelebilmektedir. Genellikle tehlikesiz olan bu tür maddeler için alerjen denir. Alerjenler çoğu zaman hayvan ya da bitki proteinleridir. Bağışıklık sistemi bir alerjen saptadığında, bu davetsiz mi­safire bağlanacak özelleşmiş antikorlar salar.

Alerji Terimleri Sözlüğü


Blog okurları için hazırladığımız bu yazımızda alerji terimleri hakkında bilgi vereceğiz. Alerji terimleri sözlüğü olarak kullanabileceğiniz bu yazının size yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 



Alerji Terimleri



 Dünyada çok sayıda farklı alerji çeşiti vardır ve bunlara her geçen gün yenisi eklenmektedir.  Bunun yanında bizlere yardımcı olabilecek alerji terimleri bulunmaktadır.  Bu terimler aynı zamanda teşhis koymamamızı kolaylaştırmaktadır.  Ama unutulmamalıdır ki doktora gitmek şarttır.  Doktor kontrolünde, teşhis koyulup tedavisi yapılmalıdır. Alerjiler bazen ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.Bundan kaynaklı en azından alerjinin ön teşhisinde alerji terimlerini bilmek işinize yarayacaktır. 

 

Virüs Nasıl Bulaşır?


Hazırladığımız bu yazımızda virüsün bulaşma yollarına ve öksürük, grip gibi virüs ile bulaşan hastalıklara değineceğiz. İyi okumalar dileriz.




 Virüsün Bulaşma Yolları 



Virüsler özellikle temiz olmayan alanlardan ve virüse maruz kalmış kişilerden bulaşabilmektedir.  Hastalık etkeni virüsün uzun süreli taşıyıcısı yoktur, hayvanlar da hastalık etkenini taşımazlar. Virüs, insanlarda diğer insanlara da geçmektedir. Virüs bulunduran insan, hapşırarak veya öksürürken diğer insana virüs saçabilmektedir. Grip ve öksürük damlacık halinde bulaşır.Hasta bir kişinin hapşırması sırasında virüs taşıyan damlacıkların 40 metre, öksürükte 6 metre, konuşmada ise 2 metre ileriye gidebildiğinin yapılan araştırmalarla ortaya bilinmektedir. Virüsler salgınlar şeklinde yayılmaktadır ve öksürük, grip gibi enfeksiyonlara yol açan 200′e yakın virüs bulunmaktadır. Öyle i viral bir enfeksiyonun 1 ay içinde tüm dünyaya yayılabilmektedir.

Diyet ve Saç Sağlığı


Saç sağlığı hakkında hazırladığımız bu yazımızda sizlere saç dökülmesi , saç dökülme nedenleri, erkeklerde saç dökülmesi ve triodinin saç etkisini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 




Sağlıksız Diyet Saça Zarar Veriyor




Kilo verme işlemi zor değildir ancak istikrar sorunu insanları daha kolay ve  sağlıksız kilo verme yöntemlerine itmektedir.   Bu yüzden diyet yapılırken mutlaka sağlık ön planda tutulmalı, sağlıksız diyetlerden kaçınılmalıdır. Ayda 3-6 arasında kilo verdiren diyetlerde vücut derhal kıtlık moduna giriyor. Bu kıtlık modunda da ilk önce saçtan malzeme çekiyor.  Bundan kaynaklı yanlış yapılan diyet ve sağlıksız beslenme saçlara zarar veriyor.Erkek ve kadında bakımlı saç güzel ve cinsel yönden de sağlıklı oluşun göstergesi olarak kabul ediliyor. Saç özellikle kadında seconder seks karakteri olarak kabul ediliyor. Kalça ve göğüsten sonra en seksi bölge kadınlarda saç olarak görülüyor. 


Sinameki Saç Uzatır Mı ?


Blog okurları için hazırladığımız bu yazımızda sizlere sinameki ile saç uzatma yönteminden bahsedeceğiz. Alıntı olarak hazırladığımız yazımızda sizlere sinameki yararlarını ve saç uzatmadaki etkisi hakkına bilgi vereceğiz. İyi okumalar dileriz. 






Sinameki ile Saç Uzatma


Saç uzatmak önemli bir iştir ve sağlıklı bir saç uzaması için bitkisel ürünlerden yararlanabilinir. Saç uzatma maskeleri hazırlarken sinameki otu kullanımı oldukça etkilidir.  Sinameki saç uzatmada kullanılan bitkisel bir üründür. Sinameki ile beraber saçlarınıza badem yağı uygularsanız ayrıca saç uzamasına katkıta bulunursunuz. 




 

Saman Nezlesi ve Tedavisi


Saman nezlesi hakkında hazırladığımız bu yazımızda sizlere saman nezlesi belirtilerini , saman nezlesinden korunma yollarını ve saman nezlesi tedavisi aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 



Saman Nezlesi



Baharın gelmesiyle birlikte çocuklarda, toplumda saman nezlesi olarak bilinen, alerjik rinite bağlı yakınmalar da artıyor.  Saman nezlesi soğuk algınlığı değildir ve soğuk algınlığı ilaçları kullanılmaması gerekir.  Alerji konusunda kesinlikle geç kalınmaması gerekmektedir.Özellikle gözleri ve burnu etkileyen alerjik bir nezledir ve astım bronşit ile birlikte de bulunabilir. Alerjiye eğilim kalıtsal olabilir, ancak hastalığın özel biçimi kalıtsal değildir. Saman nezlesi baharları bitki polenlerinden kaynaklı meydana gelmektedir. 

Detoks Sebze ve Meyveleri


Detoks yapmanız için hazırladığımız bu yazımızda sizlere detoks meyve ve sebzeleri hakkında bilgi vereceğiz. Ayrıca brokolinin faydalarını , böbrek ve bağırsak detoksunu aktaracağız iyi okumalar dileriz. 




Detoks sebze ve meyveleri



Vücudunuzu arındırmak ve toksit maddelerden kurtulmak   için yapılan detoks işlemi ayrıca kanserden koruyucu, yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yenilenmenizi sağlar. Aşağıda size detoks yapabileceğiniz sebzeler bulunmaktadır. 

Karahindiba:Karaciğere destek verir. İçeriğindeki karatenoidler sayesinde antioksidan özelliği içerir.
Enginar:Kan şekerini dengelemede ve kandaki üre ve kolesterolün düşürülmesinde ve karaciger detoksunda çok etkili bir sebze.
Salatalık:Posa bakımından zengin, iyi bir potasyum kaynağı ve diüretik ( su atıcı ) etkiye sahip bir sebze.
Sarımsak: İyi bir antibakteriyal kaynaktır ve bağışıklık sistemini korumaktadır. 
Maydanoz:C vitamini ve demir deposudur. Böbrekleri temizleyici, kan şekerini dengeleyici ve kansere karşı koruyucu etkisi var.
Zencefil:Sindirim sistemini rahatlatıcı etkiye sahip.
Kereviz:Antioksidan özelliği ile koruma sağlar ve sindiriminizi düzenler.
ElmaPosa: Sindirime yararlı olmasının yanı sıra , toksit maddeleri vücuttan atılmasını sağlar.
Kırmızı erik:Posa ve potasyum bakımından zengin, içerdiği beta karoten sayesinde güçlü bir antioksidan.
Kivi:Potasyum ve C vitamini bakımından zengin, sindirime yardımcı.
Kayısı:Potasyum, posa, beta karoten ve C vitamini yönünden zengin, bağırsakların düzenli çalışmasında etkili.
Vişne:Potasyum ve C vitamini içeriği yüksek, diüretik etkili ve toksin atmada etkin bir meyve.
Böğürtlen:Folik asitten zengin ve bağışıklık sistemini destekleyici.

20 Temmuz 2017 Perşembe

Karanfilin İshale Faydaları


Blog okurları için hazırladığımız bu yazımızda sizlere ishal geçirmede kullanılan karanfilin yararlarından bahsedeceğiz. İyi okumalar dileriz.



Karanfilin Yararları



  • Özellikle antiseptik özelliğiyle;  soğuk algınlığı, grip, mide bulantısı, saman nezlesi ve özellikle ishal gibi rahatsızlıklara karşı oldukça etkilidir.
  • Bitkisel tedavide içeriğindeki antiseptik, anti bakteriyel, anti viral ve anti mantar bileşikleri sayesinde karanfil  vücut ısınmasını sağlayan ve çeşitli hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendiren bir bitkidir. 
  • Bununla beraber,  balgam sökücü özellikte gösterebilen karanfil kişiyi soğuktan da koruyabilmektedir. 
  • Karanfil  ağrı, bulantı, kusma, sindirim sorunları ve hıçkırığa karşı iyidir.
  • Diş ağrılarını dindirmede de kullanılan karanfil bir afrodizyak etkisi de gösterebilmektedir.
  • Kan dolaşımını rahatlatan toksinleri sayesinde karanfil metabolizmayı güçlendirerek sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmamızı yardımcı olur.  
  • Karanfil aynı zaman da kalp ve damar sağlığını korumaktadır. 
  • Ayrıca tıpta uçucu yağ, eugenol lokal anestezi ilacı ve diş ile diş etleri için antiseptik olarak diş hekimliğinde tedavi amaçlı olarak da kullanılmaktadır. 
  • Eugenol bileşiği kan şekeri seviyelerini azaltmak için faydalıdır.
  • Karanfil çayı sindirim sistemini korumaktadır. 

Son yılların en çok aranan meyvesi!


Blog okurlarımız için hazırladığımız bu yazımızda son yılların en çok aranan meyvesi üvezi anlatacağız. Üvezin yararlarını , kullanımını ve özelliklerini içeren yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 



Üvez 

Sorbus, Common service tree, Sorbier adlarında da bilinen üvez meyvesi gülgiller familyasındandır. Üvezin  5-10 metre yüksekliğinde, Mayıs-Haziran ayında beyaz renkli çiçekler açan ve kışın yaprağını döken bir ağaçtır. Yaprakları 7-11 çift yaprakçığa parçalanmıştır. Meyveleri küre veya armut seklinde, yeşilimsi sarı veya kırmızımsı-esmer renkli olup, buruk lezzettedir. Türkiye'de ondan fazla türü vardır. 

Tok Tutan Yiyecekler


Blog okurları için hazırladığımız bu yazımızda tok tutan yiyeceklere ve sahurda tok tutan yiyeceklere değineceğiz. Ayrıca sağlıklı beslenmenin ve kilo vermenin önemini aktaracağız. İyi okumalar dileriz.

Sağlıklı Beslenme ve Kilo Verme

Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için beslenmenize dikkat etmeli vitamin, mineral, protein, yağ, karbonhidrat içeren öğünler ile doğru ve orantılı beslenmelisiniz. Kilo vermede en zor yöntem aç kalmaya alışamamaktır. Bundan kaynaklı aşağıda sizin için tok tutan yiyecekleri aktaracağız. 

Demir Nedir? Demir İçeren Yiyecekler Nelerdir?


Bu yazımızda vücudumuz için gerekli olan demir elementini ve özelliklerini aktaracağız. Ayrıca demir eksikliğine ve demir içeren kaynaklara değineceğiz iyi okumalar dileriz. 




Demirin Özellikleri ve Faydaları

Demir, kanın hemoglobini ve adelenin myoglobini yapısında yer alır. Karaciğer, dalak, kemik iliğinde depo edilir. Emilimini mide salgıları ve C vitamini kolaylaştırır. İshal ve lifli yiyeceklerin fazla alınması emilimi engeller. Kanda demir fazlalığı olması durumunda  hemosiderozis denilen organlarda demir birikimi meydan gelir. 

Yenilebilir Mantar Nasıl Olur?

 
Bildiğiniz gibi her mantar yenilmemektedir ve bir çok mantar zehirlidir. Bundan kaynaklı bu yazımızda yenilebilir mantarların özelliklerine ve yetişme yerlerine değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 

Yenilebilir Mantar



Kültür mantarları haricinde bilmediğimiz mantarları tüketmemiz gerekmektedir. Çünkü doğada yetişen bir çok mantar savunma sisteminden kaynaklı zehirlidir. Genelde; ağaçta yetişen, çayırlarda çıkan mantarlar zehirsizdir.   Bazıları sirkeli suda mantarı kaynatmanın zehrini yok edeceğini söyler ama bu her mantar için geçerli değildir. 


Tatlı Yiyeceklerin Olumsuz Etkileri


Vazgeçemediğimiz alışkanlıklardan biriside tatlı ve şekerli yiyecekler yemektir. Bu yazımızda tatlı ve şekerli yiyeceklerin sağlığımıza olumsuz etkilerini aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 


Şekerli Yiyecekler ve Tatlıların Tüketilmesi 



Tatlı yiyecekler, pek çok kişini karşı koyamadığı lezzetlerdir. Pek çok kadın adet öncesi dönemlerde, tatlı krizi yaşar. Ayrıca gebe kadınlar tatlı yiyecekleri fazlasıyla istemektedirler. Fakat tatlı yiyeceklerin ve şekerlerin vücudumuza ciddi zararları olabilmektedir. Aşağıda tatlı tüketiminden kaynaklı yaşanabilecek sıkıntılar ve olumsuzluklara yer verilmiştir. 





Yüksek Tansiyon Sebebi


Yüksek tansiyon ciddi sağlık problemlerine neden olan bir durumdur. Bu nedenle bu yazımızda yüksek tansiyonun nedenlerini ve yükselen tansiyonunuzu nasıl düşüreceğinizi aktaracağız. İyi okumalar dileriz. 


Tansiyon Nedir


Tansiyon , kan basıncını ifade eder. Damarın içinde kanın akabilmesi için belirli bir basıncının olması gerekir. Bu basıncı, kalbin kasılmasıyla kanı damarların içine pompalaması ve atardamarların elastikliğiyle bu basıncı dengelemesi sistemleri oluşturur.Kalp kasıldığı zaman atardamarların içine kanı belirli bir basınçla pompalar. Bu sırada damar içindeki basınç en yüksek düzeye ulaşır. Bu basınca tıpta sistolik basınç, halk arasında büyük tansiyon adı verilir.Kalbin gevşemesiyle, damar içine pompalanan kan durur. İşte bu sırada devreye damarın elastikliği girer. Önce genişlemiş olan damar, kana bir basınç uygulayarak kalbin gevşemesi anında da kan akımını sağlar. İşte bu sırada oluşan en düşük basınca da tıpta diastolik tansiyon, halk arasında da küçük tansiyon denilir.


Zehirlenme


Blog okurları için hazırladığımız bu yazımızda zehirlenme durumlarında yapmanız gerekenleri paylaşacağız. Bunun için zehirlenme belirtilerini de aktaracağımız yazımızın yararlı olması dileğiyle iyi okumalar dileriz. 




Zehirlenme



Zehirlenme insan sağlığı açısından oldukça sıkıntılı bir durumdur hafif zehirlenmeler olduğu gibi ağır zehirlenmelerde geçirebilirsiniz.  Bu yüzden zehirlenme belirtileri ve bulgularının bilinmesi ve zamanında gerekenin yapılması için, bu yazıyı mutlaka okumalısınız. Zehirlenme özellikle zehrin alınması ile birlikte sonuçlarını göstermeyebilir. Bu yüzden en ufak şüphe ve olguda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

Dr. Atkins Diyeti


Fazla kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olacak Dr. Atkins diyetini sizinle paylaşıyoruz. Sağlıklı bir kilo verme işlemi herkesin hakkıdır ve bundan kaynaklı sizlere bu yazıyı sunuyoruz iyi okumalar.




Diyet  ve Kilo Verme


Eğer fazla kilolarınız varsa ve diyet yapmakta kararlıysanız Dr. Atkins diyeti tam size göre. Yüksek-protein/düşük-karbonhidrat diyetlerinden biri olan Dr. Atkins diyetinin uygulanma süresi 2 haftadır. Bu süre içinde sadece saf protein tüketebilir, 20 gramdan fazla karbonhidrat alamazsınız. Et, deniz ürünleri, tavuk ve hindi gibi kümes hayvanlarının eti, peynir, krema ve bazı sebzeler yiyebilirsiniz. Makarna, ekmek ve pirinç kesinlikle ise yasak. Meyveyi ise çok az miktarda yiyebilirsiniz. Listedeki ürünleri pişirirken sadece tereyağ ve zeytinyağı gibi doğal yağları kullanabilirsiniz.

Kahvaltı Yapmak Şart


Beslenme insan sağlığı açısından oldukça önemli bir konudur. Beslenmemizde ise kahvaltının ayrıca bir önemi vardır.Bundan kaynaklı bu yazımızda kahvaltının önemine ve diyet kahvaltılarına değineceğiz. İyi okumalar dileriz. 



Kahvaltının Önemi 


Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünüdür ve mutlaka yapılması gerekmektedir. Bu konuda bütün uzmanlar hemfikirdir. Türkiye, taze sebze ve meyve açısından çok zengin; fakat bundan tam anlamıyla yararlanamıyoruz. Özellikle okullardaki beslenme tarzını yanlış bulan uzmanlar, çocukların her gün 2 tane yumurta beyazı yemesi gerektiğini söylüyor. Kahvaltı yapmayan herkesin kilo sorunuyla karşılaşacağını ifade ederken; margarin, kek, sucuk ve salam gibi yiyeceklerden uzak durulması gerektiği belirtiyorlar

Kalp Yetmezliği Tedavisi Kadınlarda Daha Etkili


Bu yazımızda kalp yetmezliği nedir, kalp yetmezliği tedavisi ve kadınların kalp yetmezliği tedavisindeki  başarı oranlarına değineceğiz. İyi okumalar dileriz.

Kalp Yetmezliği 



Kalp yetersizliği, kalbin vücudun ihtiyacını sağlayacak kadar kanı pompalayamaması sonucu akciğerler ve vücudun değişik bölgelerinde sıvı birikimiyle seyreden ciddi bir durumdur. Bununla birlikte, zamanında fark edilip uygun bir şekilde tedavi edilirse hastalar uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilirler. Kalp yetersizliği gelişme riski, genellikle kalbin iş yükünün artmasına neden olan kalp damar hastalığı (mesela kalp krizi geçirmiş olmak), yüksek kan basıncı, kalp kapak hastalığı, kalp kası hastalığı veya iltihabı ve doğumsal kalp hastalığı gibi durumlarda artar. Kalp yetersizliği hastaları kendi klinik durumları ile ilgili değişiklikleri iyi takip ederek gerektiğinde doktorlarını bilgilendirmelidir.(kaynak:https://www.medikalakademi.com.tr/kalp-yetersizlii-nedir/)

Akut lenfositik lösemi


Blog okurları için bu yazımızda Akut lenfositik lösemi  hakkında bilgi vereceğiz. Akut lenfositik lösemi  nedir, Akut lenfositik lösemi  nedenleri ve Akut lenfositik lösemi  tedavisi hakkında hazırladığımız yazımızın yararlı olmasını umuyoruz iyi okumalar dileriz.  



Akut Lenfositik Lösemi  

Lenfoblastlara benzeyen olgunlaşmamış beyaz kan hücrelerinin sayısında artışla  meydana gelen kötü huylu bir hastalıktır. 



Akut Lenfositik Lösemi Nedenleri 


ALL çocukluk dönemi lösemilerinin % 80 inden sorumludur. 3-7 yaşları arasında sıktır. Yetişkinlerde de görülebilir ve tüm erişkin lösemilerinin % 20 ini oluşturur.

Akut lösemilerde kötü huylu hücrelerde olgunlaşma ve farklılaşma fonksiyonu kaybolmuştur. Bu hücreler hızla çoğalıp normal hücrelerin yerini alırlar. Habis hücreler normal kemik iliği elemanlarının yerini aldıkça kemik iliği yetmezliği gelişir. Kan hücrelerin sayısında azalma meydana gelmekte ve kişide kanama ve enfeksiyon daha çok görülmektedir. 

Hastalık ile ilgili net bir sebep yoktur. Bununla birlikte radyasyon , benzen gibi bazı toksinler ve bazı kemoterapi ajanları lösemi oluşumuna katkıda bulunur. Kromozomlardaki anormallikler akut lösemi gelişiminde rol oynayabilir.

Risk faktörleri içinde Down Sendromu , lösemili kardeş , radyasyona maruz kalma , kimyasal maddeler ve ilaçlar sayılabilir. Hastalık 100.000 kişinin 6' sında görülmektedir.

Duş Jeli


Banyo yapmak ve temiz kalmak herkesin istediği bir şeydir ayrıca güzel kokulu jeller kullanmak ve cilde zarar vermemesini sağlamakta , bundan kaynaklı  bu yazımızda duş jeli hakkındadır. Duş jeli kullanımından , duş jeli çeşitlerine kadar bir çok bilgi vermeyi amaçlamaktayız. İyi okumalar dileriz. 





Duş Jeli



Daha güzel bir banyo için duş jelleri ve şampuanlar oldukça önemlidir. Bundan kaynaklı insanlar doğru duş jelini temin etmek istemektedirler. Son 30 yıldır insanların hayatına giren duş jeli hakkında yazacağımız bu makalemizde, duş jelinin kullanımı, duş jeli çeşitleri, duş jeli markaları, duş jeli içeriği hakkına bilgiler yer alacaktır.


Duş jeli kullanımı


Duş jelleri genelde yoğun kıvamlı ve bol kokulu olduklarından, duş sırasında vücuda veya keseye sürülerek kullanılmaktadır. İçerdiği sürfaktan denilen yüzey aktif malzemeler yardımıyla vücudunuzda bulunan yağ, ölü deri ve kiri cildinizden temizlemeye yardımcı olmaktadır. Yüksek Ph değerlerinden dolayı sabunlara oranla cildinizde kullanılmaya daha uygun olan duş jelleri yapıları gereği cildinizi kurutmadan temizlemektedirler.

Alkolizm


Bir çok insanın canını yakan ve ailevi ilişkilerini bile bitiren alkolün düzenli kullanımı bağımlılığa ve alkolizm sorununa neden olmaktadır. Bundan kaynaklı bu yazımızda alkolizm nedir, alkolizm belirtileri nelerdir ve alkolizm tedavisini aktaracağız. İyi okumalar dileriz.




Alkolizm Nedir



Az miktarda alkol alan kimsede öncelikle beyin tesir altında kalarak idrak, heyecan, zeka, uyum, muhakeme ve davranış gibi meleke ve yetenekler zarar görür.Kişinin gizlediği bazı gizli arzu ve fikirler açığa çıkar. Utanma, edep, toplumdan çekinme gibi sansür mekanizmalarının gücü zayıflar.


Cinsi gücü artmış gibi görünür, fakat gerçekte zayıflamıştır. Bu da edep dışı hadiselere bulaşmasına neden olur. Alkol alan kişilerin duygu durumları değişmekte ve bazı durumlara aşırı tepki gösterebilmektedirler. Fakat iradeleri ellerinden gidince daha tehlikelidirler. Bazı kimselerin bünyeleri alkole karşı hassastır. Bunlar az miktar alkol ile sarhoş olurlar, şiddetli zehirlenme tablosu gösterirler. Bunlar şişeyi görmeden sarhoş olur denen kişilerdir. Alkolikler incelendiğinde az miktarda içmeyle başlayarak bu hale geldikleri görülür. Gerçekten az az alınan alkol, giderek bünyeye yetmez olur ve tedricen arttırılır. Bu da alkolizme doğru gidiş demektir. Hiç kimse, az içenin alkolik olmayacağını garanti edemez. Sonuç olarak, vücudumuz için yabancı bir madde olan alkol, toksit tesirlidir ve az miktarda, kararında alınması bile birçok zarara (sadece kişinin kendine değil, ailesine, çevresine ve tüm topluma) yol açmaktadır.

Dolgun Saçlara Sahip Olmanın İpuçları

Saçlarınızın doğal ve sağlıklı görünmesi için size bir yazı hazırladık yazımızda  öncelikle saç kesiminden ve saç kesim şekillerinden bahs...