29 Haziran 2017 Perşembe

Burun Tıkanıklığı ve Burun Tıkanıklığının Tedavisi


Burun Tıkanıklığı



Nezle, öteki viral üst solunum yolu enfeksiyonları , travma ve alerjik reaksiyonlarda sık olarak akut ve kısa süreli burun tıkanıklık­ları meydana gelmektedir. Kronik burun tıkanıklıklarının sebebi genellikle septum deviasyonları ya da vazomotor rinit ve vazomotor rinite bağ­lı mukoza konjesyonlarıdır. Kronik parana-sal sinüs enfeksiyonları da  nadiren burun tıkanıklığına sebep olur. Ayrıca sinüzite de burun tıkanıklığına ve bununla beraber baş ağrısına neden olan bir hastalıktır. 


Burun Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir? 



Sabit, sürekli bir burun tıkanıklığı burun içinde fiziksel bir engelin varlığını düşündürür. Bu durumda pürülan bir akıntıyla karşılaşıldığında koanal atrezi ya da yaban­cı cisim (özellikle tek yanlı akıntıda) akla gelmelidir. Etmoidal nazal polipler burun içine doğru çıkıntı yapan etmoid hücre tabakasının şişmesine bağlı olarak ortaya çıkarlar. Antro-koanal polipler ise maksiller sinüsten kay­naklanan ve daha nadir görülen poliplerdir. Maksiller antrumun ostiumundan geçerek arkaya koanaya doğru uzanırlar. Nazal polipozisli hastalarda fizik muayenede burun boşluğunda çok sayıda, yumuşak polipler gözlenir.

Burun ve paranazal sinüsler ve nazofarinksin iyi ve kötü huylu tümörleri ile granülo-matöz lezyonlara sebep olan bakteriyel hastalıklar (tüberküloz, sifilis ve lepra) da ender olarak burun tıkanıklığına yol açabilirler.  Tümör­lerin çoğu ilerleyici burun tıkanıklığından önce kanama ile ortaya çıkabilir. Genç bir erkek hastada jüvenil anjiyofibrom olasılığı akla gelmelidir. Erişkinlerde ise daha çok karsinom, inverting papillom, estezionörob-lastom  durumlarından kaynaklı burun tıkanıklığına daha çok sebep olur. 


Burun Tıkanıklığı Tedavisi 


Çocukluk çağında görülen kronik burun tı­kanıklıklarının sebebi çoğunlukla adenoid hipertrofisi ya da vazomotor rinittir. Diğer yandan çocuklarda görülen burun tıkanıklığında ailenin öyküsüne de bakılması ve kalıtımsal bir rahatsızlığın varlığının tespiti oldukça önemlidir.  Bazı çocuklar burunlarından soluk almalarına karşın ağız­larını açık tutarlar. Bunu belirlemenin en iyi yolu ayna gibi parlak bir yüzeyi çocuğun burnuna yaklaştırıp buğu oluşup oluşmadı­ğına bakmaktır. Bu muayene hangi tarafın tıkalı olduğunun saptanmasında yararlıdır. Ayrıca postnazal boşluğun lateral röntgen filmi adenoid hipertrofisinin derecesini gös­terebileceğinden yararlı olabilir.,


Burun tıkanıklığıyla başvuran hastada nazo-farinksin muayenesi zorunludur. Hastanın yaşı ya da iletişimin kurulabilmesine göre aynayla ya da en iyisi fiberoptik nazofarin-goskopla bu işlem yapılabilir. Bunun yanın­da 70° açılı rijid teleskoplar nazofarinksin tespitinde yararlı olur. 

Biyopsi yapmadan önce BT incelemeleri ya­pılmalıdır. Nazofarinkste yapılacak olan her girişim ameliyathane koşullarında gerçek­leştirilmelidir. Solunum yolundaki direnç rinomanometri adı verilen bir teknikle ölçü­lebilir ve burun hava alma yollarındaki aksaklıklara da bakılmış olur. 

Burun tıkanıklığına yol açan koanal atrezi, yabancı cisim, septum deviasyonu, burun kırıkları, polipler ve habis oluşumlar cerrahi  işlemler ile tedavi edilmelidir.Çocukluk çağı burun tıkanıklığının sık rastlanılan  nedenler arasında adenoid hipertrofisi, ağız, diş ve çe­ne gelişimi üzerindeki ve seröz otitis media (orta kulakta sıvı toplanması) gelişimine katkısı sebebiyle dikkatle izlenmeli, gerektiğinde ameliyat uygulanmalıdır. Ancak doktor, çocuğa herhangi bir tedavi uygulan­masına gerek olmadığını düşünüyorsa ana-babanın rahatlatılmasına önem verilmelidir. Adenoid dokusunun ergenlik döneminde atrofiye uğrayacağı ve uykuda horlamanın çocuktan çok anababayı rahatsız ettiği belir­tilmelidir.

İnatçı olan tıkanıklıkların uzun süre dekonjestan damla ya da spreylerle tedavi edilmesi so­nucu rinitis medikamentoza (iyatrojenik tı­kanıklık) gelişir. Bütün yerel dekonjestanlar beş günden fazla kullanıldıklarında muko­zaya zarar verirler. Bu ilaçların sebep oldu­ğu şiddetli vazokonstriksiyonu ve olasılıkla anoksiye bağlı hasarı, ilaç kesilince yeniden oluşan konjesyon ve mukoza ödemi izler. Bu durum da ancak dekonjestanın daha çok kullanılmasıyla hafifler. Dekonjestanın tekrar tekrar kullanılması, mukozanın kırmızı ve şiş bir görünüm ve daha sonra dekon-jestanlara yanıt vermeyen lastik gibi bir kı­vam almasına neden olmaktadır. Bu yüzden yerel de­konjestanlar bağımlılık yapıcı olarak kabul edilir ve yalnızca burun tıkanıklığı sebebini kısa sürede ortadan kalkacağı düşünü­len hastalara verilmelidir.

Vazomotor rinitte alerjenlere karşı aşırı du­yarlılık bulunabilir. Ancak çoğu kez vazo­motor rinite yol açan belirli bir alerjen bulu­namaz. Bu durumlarda havadaki nem, sı­caklık ve özgül olmayan kimyasal iritanların ya da endojen endokrin ve duygusal etken­lerin rol oynadığı düşünülür. Hastaların söz konusu etkenlerden uzaklaştırılması en iyi çözümdür. Ayrıca antihistaminikler semptomatik tedavide genellikle iyi sonuç verir. Yerel etkili steroid spreyleri güvenle uzun süre uygulanıp, yarar sağlayabilir.

Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer

Burun tıkanıklığına geçici çözümler de üretilebilir .Bu çözümlerden bazıları ortamı değiştirerek elde edebileceğiniz bazıları ise belli şifalı bitkiler ile hazırlayacağınız karışımlar ile burun tıkanıklığı sorunu çözülebilir.

Çevresel koşullar adına oda nemini dengeleyebilirsiniz. Özellikle kış aylarında kaloriferlere su koymanız oda nemini dengeleyecek e burun tıkanıklığı yaşama sorununuzu çözecektir. Diğer yandan tuzlu suyu burnunuza çekmeniz ve püskürtmeniz burun kanallarını temizleyecektir. 

Lavanta çiçeği yaprakları ile kaynatılmış suyu solumanız ve burundan nefes egzersizleri yapmanız tıkanıklığa karşı iyi gelecektir. Atkuyruğu otu vе Nеrgis çiçеği otunun yaprakları aynı miktarlarda alınarak bir havan yardımıyla iyicе dövülеrеk еzilir vе еldе еdilеn karışım bir miktar zеytinyağı eklenerek burun damlası olarak kullanılır. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Saç Bakımı İçin İpuçları

Uzun veya kısa, düz veya kıvırcık her kadın saçlarını bakımlı olması için çaba göstermektedir. Fakat saç bakımında yapılan genel hataları ...